Firma Haberleri Doğ-Ya (Doğal Yaşam Ürünleri) İnternet Marketi.   -  Şirketlerde Kalıcı Başarının Anahtarı: “Kurumsal Sosyal Sorumluluk”  -   İksir Limited Şirketi ve Doğal Yaşam Marketi Sponsorluğunda Konferans   -  Firma Kulübü Üyeliği Avantajları   -  Ticaret Yerimiz Sitesi Hangi Bölümleri Kapsıyor ?
                       ||   Çözüm Ortaklarımız   ||      
150 yıl öncesine dayanan Mado Dondurma
















Sabri Ülker in Basarı Sırrı
 
Başarının 7 Kanunu

Bill Gates’ in Liderlik Sırları

Liderlerde Olması Gereken 10 Özellik

Başarılı Liderlik İçin Önce Normallikten Vazgeçmeli.

Ekip Liderinin El Notları

Tarihin En İsabetli 10 Yönetim Kararı

Yaratıcı Kişilik Ve İş Yapımında Yaratıcılık

10 Adımda İş Planı

Japon Firmalarının Yönetim ve Başarı Sırları

Sermayeden Daha Önemli Ne Olabilir?

Entelektüel Sermayeyi Etkili Yönetebilmek

Ünlü İş Adamları Kendilerini Nasıl Geliştiriyor?

Kişinin Değeri Anlamı Kadardır

Uyum Kabiliyeti ve Duygusal Zeka

Zaman Yönetimi

Vakit Kazandıran Uygulamalar

Zamanınızı Stressiz Yönetin

Yapılacak Çok İş Var, Her Şeye Yetişemiyorum

Zaman Ve Biyolojik Ritim İlişkisi

Kişisel zamanınızı nasıl kontrol edersiniz?

Bize Neler Zaman Kaybettirir!

Zamanınızı Başarılı Değerlendirmek İçin 20 Basamak

Zengin Olmanın 5 Altın Kuralı

Finansal Zekanız Ne Durumda...

75 Yöntemle Paranız Cebinizde Kalsın!

Ya Paran Ya Hayatın…

Zihin Gücüyle Zengin Olmak

Zenginler Ve Fakirler Arasındaki Fark

Çalışanın Motivasyonu

Motivasyon Ve Başarı İçin 20 Taktik

İşletmelerde Takım Çalışması Yoluyla Motivasyon

Motivasyon Mucizesi

Motivasyon Teorileri

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik( 1-25)

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik(26-50)

Motivasyon Masalları…

Başarı Ve İç Motivasyon

Dikkat Ve Çalışmanın Ödülü

Yörelerimize Göre Türkiyenin İcat Haritası

Kaz Tüyünden Para Kazanan Adam

Bilgi'li Genç İnternette Tırpan Satıyor

İdeal Sağlıklı Müslüman Nasıl Olmalıdır?

İdeal Sağlıklı Müslümanın Bedeni ile İlişkisi

İdeal Sağlıklı Müslüman Aklını Kullanır

İdeal Sağlıklı Müslümanın Ruhsal Hayatı

İdeal Sağlıklı Müslüman Doğrudur, Haset Etmez, Nasihat Eder

İdeal Sağlıklı Müslüman Güzel Ahlaklıdır, Merhametlidir

İdeal Sağlıklı Müslüman Affedici ve Bağışlayıcıdır, Hoş görülüdür

İdeal Sağlıklı Müslüman Yumuşak Başlıdır, Utangaçtır

İdeal Müslüman Yalan Söylemez, Sır Saklar, Alçak Gönüllüdür

Başarılı Olan İnsanların Ortak Özellikleri

İdeal Müslüman Naziktir, Hikmet Sahibidir, Doğrudur

İdeal Sağlıklı Müslüman İyiliği Emreder, Kötülüğe Ket Vurur

İdeal Müslüman Hastayı Ziyaret Eder, Cenazede Bulunur

Mevlana’ dan Öyküler 1.

Mevlana’ dan Öyküler 2..

Mevlana’ dan Öyküler 3..

İdeal Müslüman İnsanları Sevindirir, İyi Geçinir, Adaletlidir

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 1.

İdeal Sağlıklı Müslüman Cömerttir

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 2.

İdeal Müslüman İyilikleri Başa Kakmaz, Zor Durumda Olana Yardım Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 1..

İdeal Müslüman Sever, Sevilir, Yeme İçmesine Dikkat Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 2..

İdeal Müslüman Herkese Selam Verir, İzinsiz Evlere Girmez

Mevlana Denizinden Damlalar 3..

İdeal Sağlıklı Müslüman Başkasının Evinde Çevreyi Rahatsız Etmez

Mevlana Denizinden Damlalar 4..

İdeal Müslüman İnsanlara Faydalı Olmaya Çalışır

Mevlana Denizinden Damlalar 5..

Mevlana Denizinden Damlalar 6..

Geliştiren Hikayeler Karınca Kito

Geliştiren Hikayeler-Renklerin Ustası

Geliştiren Hikayeler-Bir Kelebeğin Dersi

Geliştiren Hikayeler-Bir Öğrencimin Öğrettikleri

Geliştiren Hikayeler- Yuva, Felsefe Ağacı

Yoksul Çiftçi, Her Şey İçin Teşekkürler

Sakın Emeğini Bilmeyenlere Sunma

Beş Önemli Hayat Dersi

İyilik ve Vefa –Ümitli Kurbağa

Kartalın Yeniden Doğuşu-Hayat Aceleye Gelmez

Değerli Olduğunuzu Unutmayın

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 1-

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 2

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 3

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 4

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 5

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 6

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 7

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 8

Televizyon Şiddeti Körüklüyor

Boşanma Ergenleri Nasıl Etkiliyor?

Ergenlerin Beslenme Alışkanlıkları ve Ölçüsüz Diyet

Ergenlik Stresi Öğrenmeyi Engelliyor

Ergenlik Döneminde intiharlar nasıl çoğalıyor?

Depresyondan Korunma ve Anne-Babaların Görevi

Gençlik Bunalımı Nasıl Oluşuyor ?

Günlük Yaşamda Streslerle Başa Çıkma

Ağız ve Dişte Olabilecek Rahatsızlıklar

Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Saç Temizliği ve Bakımı

Cinsel Sağlık, Üreme Sağlığı

Cinsiyet ve Cinsellik

Beşiktaş Spor Kulübünün Tarihçesi

Galatasaray Spor Kulübü Tarihi

Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi

Trabzon Spor Tarihi

Konyaspor Kulübü Tarihi

Bursaspor Tarihi

Denizlispor Tarihi

Kayserispor Tarihi

Gençlerbirliği Spor Tarihi

Patronunuzu doğru seçin

Mesleğimizi (yaşamımızı) Seçerken…

Performans değerlendirme hayati önem taşıyor

Yüksek farkındalık için, duygularınızı yönetmeyi öğrenmek

Kendimizi Tanımak ve Hayattaki Seçimlerimiz

Aile şirketleri için yönetim rehberi

İmajını Düzelt, Kariyerini İlerlet !

Eskilerden Hayat Dersi...

Hayallerinizi Özgür Bırakın !

İş Görüşmesinde Görgü Kuralları

Sen SUS Bedenin Konuşsun!

'Zor yönetici' ile nasıl çalışılır?

Zor İnsanla İletişim

Yüzle Yüz Yüze

Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Özür Dileme Becerisi

Özür Dileme Becerisi

İğnenin Ucundaki Dev

 
 
 
Mevlana’ dan Öyküler 2..

           HER ŞEY CENAB-I HAKKI GÖSTERİR

Mevlâna, bir gün büyük bir vecd ve şevk içinde şu cümleyi tekrarlıyordu:

\"Hiçbir şey görmedim ki Hakkı onda müşahede etmiş olma­yayım!\"

Orada bulunan bir derviş dedi ki:

\"Ya Mevlâna!. Yaptığım küstahlık ise de mestin kusuruna bakılmaz. Müsaade buyurursanız bir şey arz edeceğim. Allah için böyle söylemek doğru mudur? Bizim bildiğimiz, Cenab-ı Hak mazruf ve muhat olamaz (Allah sınırlanamaz, kuşatılamaz)\"

Mevlâna hemen şu cevabı verdi:

\"Ey derviş! Evet, sen mestsin, fakat biz de mest-i huş yarız. Söylediğimiz söz doğru olmasaydı söylenmezdi. Eğer zarf, mazrufun gayrı olsaydı o zaman Allah\'a eksiklik atfedilmiş olurdu, bu da itiraza haklılık verirdi.

\"Nitekim âlem-i sıfat, âlem-i zatın zarfı olduğu için ikisi de birdir, ayrı gayrı değildir.

\"Mademki bu iki gözüken hakikatte birdir, o hâlde Allah\'ın iç ve dış çevrelemesinde eksiklik nasıl olur?

\"O, bütün eşyayı çevreleyicidir. Her şeyin ayakta durması, \'Vacibü\'l-Vücut\'un (Varlığı Mecburi Olan\' ın) varlığıyladır.

\"Allah, dâhili de harici de kuşatmıştır. Zarf da mazruf da O\' dur.

\"Nitekim Kur\' an\'da (4/126) şöyle buyrulmuştur:

 \'\"O, her şeyi kuşatıcıdır!\'\"

Mevlâna\'nın bu açıklaması, dervişi ikna etti.

Bu açıklama. Sultan Veled\' in bir şiirini hatırlatıyor:

\"Ben bilmez idim, gizli ayan hep sen imişsin. Tenlerde ve canlarda nihan hep sen imişsin. Senden bu cihan İçre nişan ister idim ben. Ahir bunu bildim ki cihan hep sen imişsin.


                 PEYGAMBER SÜNNETİ, NEFSİ YENMENİN YOLU

Mevlâna, sevenlerinin dikkatini daima Allah\'ın emirlerine ve Güzeller Güzelinin yaşama biçimi olan sünnetine çeker. Efendimizin yaptığı ve tavsiye ettiği her şey, bizim için çok önemli ve hayatidir.

Bu gerçekleri, canlara sunduğu bir sohbette şöyle buyurdu Mevlâna:

\"Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.), Sıddıkı Ekberle birlikte gazaya gitmişlerdi. Bir kaleyi kuşatmışlar, fethetmeye uğraşı­yorlardı.

“Kalenin alınması uzadı. Bunun üzerine Sıddıkı Ekber, as­kere dedi ki:

“İbadetinize dikkat ediniz; farzların ve sünnetlerin en ince noktalarından birini bile kaçırmayasınız!\'

\"Bu ikaz üzerine ashab, düşündüler ve akşam namazı için abdest alırken misvak kullanmayı unuttuklarını hatırladılar.

“Ertesi sabah abdest alırken, misvak kullanmayı ihmal etme­diler. Namazdan sonra, Yahudilerin elindeki kaleyi almak için hücuma geçtiler.

“Kuşluk vaktine doğru muvaffak oldular, kaleyi fethettiler.

“işte, bunun gibi istiyorum ki takatiniz oldukça, tam bir ita­atle ibadete koyulun. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetle­rinden en ince bir noktayı bile ihmal etmeyin ki zahirde olduğu gibi barında da nefsi emmare kalesini zapt edebilesiniz.”


                         İBADETSİZ OLMAZ

İbadet, Allah ile kurduğumuz bir sevgi iletişimidir. Bu ileti­şim biz insanlar için vazgeçilemez bir güzelliktir. Sadece biz in­sanlar değil, Mevlâna\'ya göre canlı cansız bütün varlıklar, kendi hususî dilleriyle Allah\'ı anar:

“Namazla meşgul olan her kulun, gayb âleminden istediği her şey hâsıl olur. Gökte uçan kuşların, yerde otlayan hayvanla­rın tuzağa düşmelerinin sebebi, tespihi (Allah\'ı anmayı) terk et­meleridir.

“Uçan kuşlar, dam üzerinden ibadetlerini yapmadan geçtik­leri için bir tuzağa düşüp yakalanırlar.”

Mevlâna, namazın, özellikle de secdenin önemine dikkatimi­zi çeker. Çünkü en önemli ibadet olan namazın da en önemli bölümü, secdedir. Secde, en kıymetli organımız ve bizi belirle­yen yanımız olan başımızı Allah\'ın huzurunda yerlere koymak demektir. Bu hareket, Allah\'tan başka hiç kimseye yapmayaca­ğımız bir şeydir.

\"Bizim Allah\'ımız, \'Secde et ki Allah\'ın yakınlarından olasın.\' (Kur\' an, 96/19) buyurmuştur.

“Bedenlerimizin secdesi, ruhlarımızın Hakka yaklaşmasına sebep olur. Eğer bu viran hapishaneden kurtulmak isterseniz, \'Dosta isyan edici olmayın; secde edin, yakınlarından olun.”


                ALTI YERDE DÜNYA SÖZÜ OLMAZ

Mevlâna, altı yerde dünya sözüyle meşgul olmanın, 30 yıllık kulluğu heder edeceğini söyler. İşte, \"Dünya sözü olmamalı.\" dediği altı yer:

\"Mescit, ilim meclisi, cenaze merasimi, mezarlık, ezan vakti ve Kur\' an okunurken..”.


         TÖVBEYE GETİREN GÜNAH, GURUR VEREN İBADETTEN DAHA İYİ

İnsan, yaptığı kulluktan dolayı gurura kapılabilir mi? Yaptı­ğı iyilikleri övünç konusu hâline getiren, hatta bunu başa kak­maya kadar vardıran zihniyet, hoşumuza gider mi?

Aslında yaptığımız ibadetlere Allah\'ın ihtiyacı yoktur; kendi ihtiyacımız için ibadet ederiz. Kendi faydamız için yaptığımız bir işle övünmek, gurura kapılmak ve nefsimize güvenmek, özelliklerimizi abartıp yüceltmek, akıllıca bir şey midir?

Eğer yaptığımız ibadetten gurur, benlik ve bencillik çıkıyor­sa o ibadeti yapmamak daha iyidir. Çünkü gerçekten kulluk yapmışsak, ondan daima tevazu, mahviyet ve alçak gönüllülük doğar.

Bir gün Mevlâna\'nın yanında, bir kişi hakkında konuşulu­yordu. Onun günahsız birisi olduğundan bahsedilince Mevlâ­na, \"Keşke yapsaydı da geçseydi!\" dedi.

Mevlâna\'nın istediği insan, nefsine güvenen, varlığına bel bağlayan, benliğini gören değil, \"günahından dolayı eriyen\" İn­sandı.

İşte bu sebeple \"Günahta taat gizlidir.\" derdi. Kusurunu ve günahını bilmenin verdiği yanıklık ve eziklik ile \"Allah\" diyen, dilden değil, gönülden söyler.

Bu sebeple Mevlâna, \"Gel, gel, gel!,.. Ne olursan ol, gel.\" di­ye, tövbesini yüz kere bozmuş olanları da çağırırken, onlardan çok sağlam, çok engin, çok derin müminler çıkacağını bilmek­teydi.

Kendini \"günahsız\" bilmek tehlikelidir. Çünkü günahsızlık düşüncesi, kendini beğenmişliğe dönüşerek maneviyat yolunu kesebilir.

Hep kendi iyiliklerini, ibadetlerini, hayırlarını görmek, za­manla Allah\'ı görmeye engel teşkil edebilir; zira daima ibadeti, taati, fazileti görmek, İnsanda bir varlık duygusu uyandırır.
 Hâlbuki kusurunu, eksikliğini, günahını görmek, insanı kendi gözünde küçültür; acizlik, fakirlik hissi uyandırır.

Mevlâna\'nın istediği ve sevdiği de bu hislerdi: İnsanın yok­luğunu, hiçliğini, zayıflığını görmesi, bilmesi...

Bu hususa o kadar önem verir ki insanın kendinde bir varlık görerek benlikle yaptığı tövbenin, günahtan beter olduğunu da­hi söyler:

\"Ey haberleri haber verenden habersiz olan! Senin tövben, günahından beter!\"


                       DÜNYA VE AHİRETİN MİSALİ

\"Anne karnındaki çocuğa biri deseydi ki: \'Dışarıda pek düz­gün, pek hoş bir dünya var. Enine boyuna geniş, kutlu yeryüzü var. Orada nice nimetler, nice sayısız yiyecekler var. Dağlar de­nizler, çöller bostanlar, bağlar bahçeler, çayırlıklar çimenlikler var. Çok yüksek ve ışıklarla dolu aydınlık bir gökyüzü, güneş/ ay, yıldızlar ve Süha yıldızı var; güneyden kuzeyden, doğudan batıdan rüzgârlar esiyor. Bağlar bahçeler, gelinler gibi süslen­miş; sanki düğünler yapılıyor. Dünyanın şaşılacak güzellikleri, acayip hâlleri dille anlatılamaz ki... Sen ana rahminde, o karan­lık yerde, sıkıntılar, mihnetler içindesin. Ey çocuk! Sen o daracık işkence yerinde çarmıha gerilmiş, kan emmektesin.

Hapse düşmüşsün; pislikler, eziyetler içindesin.\'

“Çocuk kendi hâline bakar, durumu gereği bir şikâyette bu­lunmaz ve söylenen bu sözleri inkâr eder, bu haberlere inan­mazdı. \'Bu söylenen sözler, olmayacak şeylerdir. Siz beni kandı­rıyorsunuz!\' derdi. Çünkü kör bir kimse de dünyanın bu kadar\' süslü ve güzel olduğundan habersizdir.

“O körün ya da ana rahmindeki çocuğun anlayışı, anlatılana benzer bir şey göremediği İçin inkâra sapıyordu. Böyle şeyler olacağına akıl erdiremiyordu.

“Nasıl ki ana karnındaki çocuk, o pis kokulu iğrenç yerde iç­tiği kana tamah eder de tamahı ona bu dünyaya ait sözleri duyurmaz, onu bu dünyanın sözlerine karşı perde ardında bırakır. Sen de ey zavallı insan, bu dünyanın güzelliğine tamah etmek­tesin de bu tamah, o sonsuz âlemin, o mana âleminin güzelliği­ne perde oluyor.”


                                      GAZAP VE ŞEHVET

Bir hükümdar, gönül sultanlarından birine, “Dile benden ne dilersen!” diye böbürlenir. O mana sultanı, çok ibretli şu karşılı­ğı verir:

“Senden ne dileyebilirim ki?... Zira benim iki aşağılık kölem var; onlar sana hâkim ve efendi olmuşlardır!”

Hükümdar, biraz hiddet ve biraz da şaşkınlıkla bakakalmış... Gönül sultanı, dünya sultanına hâkim olan iki kölesini şöyle açıklamış;

“Biri gazap [öfke], diğeri de şehvet!..”

Bu iki özellik, ya insana hâkim olur ya da mahkûm olur. Eğer insana hâkim olursa, onu kral ise de köle hâline getirir. Bu iki hususa hâkim olan köle ise aslında sultandır.

Bu duygularımızın efendisi miyiz, kölesi mi? Biz onlara mı hükmediyoruz, onlar bize mi?


                        KİMLİĞİNİ TANI, KİŞİLİĞİNİ UNUTMA

Mevlâna, bulunduğu yer ve konum itibarıyla kimlik ve kişi­liğini unutanlara harika bir misal verir: Kuluçkaya yatmış bir tavuğun altına kaz yumurtaları konur. Günü gelince tavuğun altındaki yumurtalardan kaz yavruları çıkar. Ancak anneleri ta­vuk olunca, onlar da kendilerini onun civcivi sanırlar ve öyle davranmaya başlarlar.

Oysaki tavuk yavrularıyla aralarında çok büyük farklar var­dır.

Tavuk yavruları yerde yürür, ancak kısacık bir mesafeyi de uçabilirler. Kazlar ise yerde yürür, havada uçar, suda yüzerler. Bu özelliklerine rağmen tavuklara benzemeye çalışan kazlara Mevlâna şöyle seslenir:

“Senin anan, hakikat deryasının kazıdır. Kalbindeki denize olan meyil ve tabiat, sana annenden gelmiştir.

“Eğer dadı seni sudan korkutursa, sen korkma ve deniz tara­fına koş!

“Sen hem kuğuda, hem yaşta [hem karada, hem denizde] ya­şayabilirsin. Tavuk gibi, kokmuş kümesli değilsin!”

İnsan da kendisini dünyalı sanıyor; sadece bu dünya küme­sinde bir süre yaşayacağını düşünüyor. Hâlbuki günah ve gaf­let ağırlıklarını atıp, manevî kanatlarını açıp Cennet\'e uçmak üzere yaratıldı.

İnsan, yaratılış gayesini unutmamalı, kendisini sadece bu dünyaya mahsus herhangi bir varlık sanmamalıdır.

İşte bu yanılgı, kimlik ve kişiliğini yitirmenin en acı örneği­dir.

Mevlâna, bu husustaki uyarısını şöyle yapar:

“Zavallı insan, kendisini lâyıkıyla tanıyamadı. Fazilet âle­minden geldi de bu noksan âlemine düştü.

“İnsan kendini ucuza sattı. Atlastı; nefsini bir hırkaya yama­dı gitti!” 

İnsan bu dünyaya, ebedî bir mutluluk yurdu olan Cennet\'i kazanmak için gelmiştir. Ancak imtihan yeri olan dünyanın gü­zelliklerine takılıp kalınca, yatırımını isabetsiz yapmış olur, Mevlâna\'nın deyimiyle \"kendini ucuza satar.\"


                            GÖRÜNÜŞE ALDANMAK

Görünüşe aldanmak, inançsızlığın bir sonucudur. Rabbimiz de \"Onlar dünya hayatından bir dış görünüş bilirler.\" (Kur’ an, 30/7) buyurur.

Zahire, yani görünüşe aldananların ilki, Seylan\'dır. \"Hz. Âdem üstü çamurla sıvanmış bir inci, bir mücevher iken, onu toprak olarak görmüştür.\"

İşin iç yüzünü ve gerçeğini tam olarak bilen ancak Rabbimizdir. Melekler bile bazen görünüşe takılıp kalabilirler.

Mevlâna, bu gerçeği şu misalle açıklar: \"Allahü Tealâ, Azrail\'e sordu: \'\"Kimin ruhunu almak sana en zor geldi?\' \"Azrail de şu cevabı verdi:

\"\'Ey Rabbim, bir gemide yolculuk yapanların canlarını alma­mı istemiştin. O gemide bir anne ile küçük yavrusu da vardı. Annenin canını al, çocuğu bırak, buyurmuştun. İşte o çocuğu annesinden ayırmak bana zor gelmişti!\'

\"Cenabı Hak buyurur ki: \'Biliyor musun o çocuğun sonu ne oldu? Nemrud oldu da İbrahim i yakmaya kalkıştı!\'\"

Sırf görünüşe bakıp da aldananlar, Kur\' an\'ı da Peygamber Efendimizin sözü sandılar. Mevlâna böyle düşünenleri şöyle uyarır:                                                                            

\"Kur\' an, Peygamberin dilinden duyulmakla birlikte her kim Onu Hak söylemedi, derse o kişi kâfirdir!\"

İnsanları değerlendirirken de ölçümüz dış görünüş olmamalıdır. Aksi halde, Nasrettin Hocanın

Ye kürküm, ye\" fıkrası hep geçerli, olur. İnsanın değeri, giydiğinde, bindiğinde, yediğinde, içtiğinde ve sahiplendiklerinde değildir. Mevlâna bu yanlışlıktan dertlidir:

  

\"Esire \'padişah\' adını takarlar. Kutsuz kişiye kutlu adını verirler. Bu durum, tersine çakılmış at nalları gibi, insanları aldatır.

Atın ayağına ters çakılmış nallarlar, gidiş istikametini de tersi ne gösterip görenleri yanıltacaktır.

İnsanların hep görüntüye bakmaları, bazen Allah dostlarının işine yaramıştı. Gerçek kimliklerini gizlemek ve insanlar tara­fından tanınmak istemeyen bu büyükler, herhangi biri gibi giymiş

yemiş, içmiş ve hiçbir ayrıcalıklı durum göstermeyerek halkın içme karışmışlardır. Bu sebeple şair şöyle der:

\"Harabat ehlini hor görme şakirt Hazineye malik nice viraneler vardır \"

Mevlâna da tevazuu tavsiye eder:

\"Meşhur olanın başına, kırbadan su dökülür gibi, göz değmeler, kızgınlıklar ve kıskançlıklar boşanır.
***               ***                                                                      ***            ***

\"Tane gibi olursan seni kuşlar toplar, gonca gibi olursan seni çocuklar yolar.

\"Taneni sakla, bütünüyle uzak görün. Goncanı gizle, damda bitmiş ot gibi ol.

\"Hasetçi hırsızın elinden kurtulsun diye isle karartılmış ne kadar altın vardır...\"
***             ***                                                                        ***          ***

Bu görülen dünyaya takılıp da görülmeyen ahireti unutan­lar, \"gölge avcıları\"dır. Mevlâna, gölge avcılarını şöyle anlatır:

\"Bir kuş yüksekten uçar. Gölgesi de toprak üstünde kuş gibi uçar. Ahmağın biri de o gölgeyi avlamak ister.

\"Koşar, koşar, takati kesilir... Kuşun gölgesine ok ata ata, ok torbasını da boşaltır.\"

Hâlbuki gölgesi yerine kuşun kendisine yönelmek gerekir. Bu dünya da ahiret âlemine göre bir gölgedir. Bütün gücünü bu dünyaya harcayanlar da gölge avcıları,..

Mevlâna, gölge avcılarını şöyle uyarır:

\"Ne vakte kadar testinin üstündeki nakışlara âşık olup kala­caksın? Nakıştan vazgeç de testinin içindeki suyu ara. Eğer akıl­lı bir adamsan, sedeften inciyi al!\"

Mevlâna, bu dünyayı, gerçek âlemin bir yansımasından iba­ret görür ve, \"Bu dünyanın güzelliklerine takılıp kalma! Daha da önemlisi, hepsinin sahibi ve yaratıcısı Yüce Allah\'a gönlünü bağla!\" der.

                    
İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. YENİ AİLESİ.
                       
KAYNAK: Mevlana’ an Öyküler. Sadık Yalsızuçanlar
                            
HAZIRLAYAN: Araştırmacı Biyolog Yaşar YENİ

İksir kimya, sağlık, gıda, iletişim ve danışmanlık hiz.san.tic.lmt.şirt.

Biz; üç yıldır süren yoğun araştırmalar ve birikimler sonucunda 24 Mart 2006 Tarihinde kurulan İksir Kimya...
Mehter ve Sema Gösteri Grubu

Ar-Ge ve İnovasyonda tercihiniz!!

Elektronik Isıtma ve Soğutma Sistemleri

Global İş ve Ticaret Geliştirm

-İdeal ve Güvenli Alışveriş
 
 Kredi Kartı  
 Havale  
 Posta Çeki  
 Ödeme Bilgileri 
http://www.microeye.com.tr

http://sivilceler.biz

http://www.vuralgida.com.tr

http://www.iksirim.com

http://www.ortasdegirmen.com

http://www.vizyonsauna.com

http://www.spa-turkey.com

http://www.ackar.com.tr


Önerileriniz için tıklayın
 
Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Turizmle İlgili Bilgiler

Konulara Göre Bilgi Siteleri

T.C Hazine Müsteşarlığı

T.C Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı

T.C Merkez Bankası

Türk Standartları Enstitüsü

Hesap Uzmanları Kurulu

Gelir İdaresi Başkanlığı

T.C Resmi Gazete

Türkiyedeki Online Gazeteler

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu

Yabancı Ülkelerin Diplomatik ve Konsüler Listesi

Türkiyedeki Üniversitelerin Web Siteleri

Genel Bilgi Siteleri

T.C Türk Patent Enstitüsü

Anadolu Ajansı

Genel Sağlık Bilgileri Sitesi

Türk Tabipler Birliği

Türk Eczacılar Birliği

Türk Diyetisyenler Derneği

Türkiye Gıda Mühendisleri Odası

Türkiyedeki Kamu, Askeri, Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşları Web Siteleri

T.C Bakanlık Resmi Siteleri

Ar- Ge ve Önemi

Yeniliklere Odaklanarak Yaşayın

Kişisel Gelişim ve Başarı

Aile ve Aile İçerisindeki İletişimler

Çocuk Gelişimi ve Beslenme

Organik Gıda ve Beslenme

İksirden Sağlıklı Yaşamın Sırları

Hasta Okulu Sizi Bilgilendiriyor..

Global Ticarette İnternetin Önemi

Türkiyenin Tamamlayıcı Tıp Portalı

Oğuz Saygınla Kişisel Gelişim

H.İbrahim Tütüncüoğlu.Uzun Hayat

Gönül Dünyanıza Açılan Kapı

Sporla İlgili Güncel Haber ve Bilgiler

İş Fikirleri-Pazarlama-Satış-İnovasyon-Girişimcilik

Kişisel Gelişim Merkezi

Yeni Girişimcilerin Beyin Fırtınası

..:::Yesil Makaleler:::..

Otel Yorumları

Eskişehir

Ucuz Tatil

Tatil Dizayn

Türkçe Dizin

Ferry Boat Turkey

Türk Siteler

Link Sistem

 FİRMA LOGO REKLAMLARI  
 
 

Site’nin (tasarım, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) tüm unsurları (kısaca “Ticaret Yerimiz  ’in Telif Haklarına Tabi Çalışmaları”) Ticaret Yerimiz ’e ait ve/veya Ticaret Yerimiz (İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Bilişim Mühendislik tarafından alınan lisans hakkı altında kullanılmaktadır.Tüm hakları saklıdır.

 
   
  İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Adres: Medrese mh.Hastane cd. 4/ A Selçuklu/KONYA
Tel:+90 332 3517384 - +90 332 3517386 Fax:+90 332 3517362
 
  tekrarbekleriz.com Gezilecek yerler