Firma Haberleri Doğ-Ya (Doğal Yaşam Ürünleri) İnternet Marketi.   -  Şirketlerde Kalıcı Başarının Anahtarı: “Kurumsal Sosyal Sorumluluk”  -   İksir Limited Şirketi ve Doğal Yaşam Marketi Sponsorluğunda Konferans   -  Firma Kulübü Üyeliği Avantajları   -  Ticaret Yerimiz Sitesi Hangi Bölümleri Kapsıyor ?
              ||   Çözüm Ortaklarımız ||    
150 yıl öncesine dayanan Mado Dondurma












Sabri Ülker in Basarı Sırrı
 
Başarının 7 Kanunu

Bill Gates’ in Liderlik Sırları

Liderlerde Olması Gereken 10 Özellik

Başarılı Liderlik İçin Önce Normallikten Vazgeçmeli.

Ekip Liderinin El Notları

Tarihin En İsabetli 10 Yönetim Kararı

Yaratıcı Kişilik Ve İş Yapımında Yaratıcılık

10 Adımda İş Planı

Japon Firmalarının Yönetim ve Başarı Sırları

Sermayeden Daha Önemli Ne Olabilir?

Entelektüel Sermayeyi Etkili Yönetebilmek

Ünlü İş Adamları Kendilerini Nasıl Geliştiriyor?

Kişinin Değeri Anlamı Kadardır

Uyum Kabiliyeti ve Duygusal Zeka

Zaman Yönetimi

Vakit Kazandıran Uygulamalar

Zamanınızı Stressiz Yönetin

Yapılacak Çok İş Var, Her Şeye Yetişemiyorum

Zaman Ve Biyolojik Ritim İlişkisi

Kişisel zamanınızı nasıl kontrol edersiniz?

Bize Neler Zaman Kaybettirir!

Zamanınızı Başarılı Değerlendirmek İçin 20 Basamak

Zengin Olmanın 5 Altın Kuralı

Finansal Zekanız Ne Durumda...

75 Yöntemle Paranız Cebinizde Kalsın!

Ya Paran Ya Hayatın…

Zihin Gücüyle Zengin Olmak

Zenginler Ve Fakirler Arasındaki Fark

Çalışanın Motivasyonu

Motivasyon Ve Başarı İçin 20 Taktik

İşletmelerde Takım Çalışması Yoluyla Motivasyon

Motivasyon Mucizesi

Motivasyon Teorileri

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik( 1-25)

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik(26-50)

Motivasyon Masalları…

Başarı Ve İç Motivasyon

Dikkat Ve Çalışmanın Ödülü

Yörelerimize Göre Türkiyenin İcat Haritası

Kaz Tüyünden Para Kazanan Adam

Bilgi'li Genç İnternette Tırpan Satıyor

İdeal Sağlıklı Müslüman Affedici ve Bağışlayıcıdır, Hoş görülüdür

Başarılı Olan İnsanların Ortak Özellikleri

İdeal Müslüman Naziktir, Hikmet Sahibidir, Doğrudur

Mevlana’ dan Öyküler 1.

Mevlana’ dan Öyküler 2..

Mevlana’ dan Öyküler 3..

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 1.

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 2.

İdeal Müslüman İyilikleri Başa Kakmaz, Zor Durumda Olana Yardım Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 1..

Mevlana Denizinden Damlalar 2..

Mevlana Denizinden Damlalar 3..

Mevlana Denizinden Damlalar 4..

İdeal Müslüman İnsanlara Faydalı Olmaya Çalışır

Mevlana Denizinden Damlalar 5..

Mevlana Denizinden Damlalar 6..

Geliştiren Hikayeler Karınca Kito

Geliştiren Hikayeler-Renklerin Ustası

Geliştiren Hikayeler-Bir Kelebeğin Dersi

Geliştiren Hikayeler-Bir Öğrencimin Öğrettikleri

Geliştiren Hikayeler- Yuva, Felsefe Ağacı

Yoksul Çiftçi, Her Şey İçin Teşekkürler

Sakın Emeğini Bilmeyenlere Sunma

Beş Önemli Hayat Dersi

İyilik ve Vefa –Ümitli Kurbağa

Kartalın Yeniden Doğuşu-Hayat Aceleye Gelmez

Değerli Olduğunuzu Unutmayın

Depresyondan Korunma ve Anne-Babaların Görevi

Gençlik Bunalımı Nasıl Oluşuyor ?

Günlük Yaşamda Streslerle Başa Çıkma

Ağız ve Dişte Olabilecek Rahatsızlıklar

Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Saç Temizliği ve Bakımı

Patronunuzu doğru seçin

Mesleğimizi (yaşamımızı) Seçerken…

Performans değerlendirme hayati önem taşıyor

Yüksek farkındalık için, duygularınızı yönetmeyi öğrenmek

Kendimizi Tanımak ve Hayattaki Seçimlerimiz

Aile şirketleri için yönetim rehberi

İmajını Düzelt, Kariyerini İlerlet !

Eskilerden Hayat Dersi...

Hayallerinizi Özgür Bırakın !

İş Görüşmesinde Görgü Kuralları

Sen SUS Bedenin Konuşsun!

'Zor yönetici' ile nasıl çalışılır?

Zor İnsanla İletişim

Yüzle Yüz Yüze

Duygusal Zeka

Özür Dileme Becerisi

İğnenin Ucundaki Dev

 Dolar Alış : 1.5054
 Dolar Satış : 1.5127
 Euro Alış : 1.9298
 Euro Satış : 1.9391
 
Kurumsal Üyelikler
 
 
Mevlana Bahçesinden Seçmeler 2.

                   AZ YEMEK NASIL DOYURUR?

Mevlâna hep az yedi. Uzunca boyuyla da büsbütün zayıf görünürdü. Diğer Allah dostları gibi o da az yemeyi tavsiye ederdi:

“Az yemede birçok fayda var. Az yiyen insanın vücudu sağlam, hafızası kuvvetli, zekâsı parlak, kalbi aydın, uykusu az, görüşü keskin, tabiatı sakin, toleranslı ve ahlâkı yumuşak olur.

“Mideni boşaltıp, ney gibi istekle inle. Mideni boşaltıp, kalem gibi sırları söyle.”

Mevlâna, kendimiz için açlığı, açlar için de doyurmayı seçmemizi istiyor:

“Din emirlerini yerine getirmenin en yükseği, \'tok karnını aç bırakmak ve aç karnı doyurmak\'tır.\' Yani kendi tok karnını aç tutmak ve aç olan başkasının da karnını doyurmaktır.

“Ruhu, gıdasını bekleyen bir hâle getirmek ve onu kabiliyetli yapabilmek için, kendi ruhunun karnını aç bırakmak lâzımdır.

“Oruç, bedenin doktoru ve ruhların koruyucusudur. Yani vücudu hastalıktan ve ibadetteki tembellikten temizler, ruhu yalnızlık vahşetinden kurtarır. Varlığın yok olur olmaz, yoklu­ğun varlık olur.\"

                      HELÂL LOKMA

Mümine nur ve kemal artıran lokma, helâl kazançtan elde edilen lokmadır.

İlim ve hikmet, helâl lokmadan doğar. Aşk ve rikkat incelik helâl lokmadan hâsıl olur.

Bil ki senin canında şevki, zevki artıran ve seni öteki âleme teşvik eden, peygamberlerin ve velilerin yoluna götüren lokma, helâl lokmadır.

Eğer bu helâl lokmadan yukarıda söylenenin aksine insanda fena şeyler hâsıl olursa, bu lokmanın haram olduğunu bil.

Eğer bir lokmanın içinde hile ve kıskançlık görürsen ve on­dan cahillik ve gaflet doğarsa, o lokmanın haram olduğunu bil.

Lokma bir tohumdur, meyvesi düşüncelerdir. Lokma bir de­nizdir, cevheri düşüncelerdir.

Helâl lokmadan, ruhta ibadet meyli ve öteki dünyaya git­mek kararı doğar.

Eğer sen, ekmek ambarı olan mideni boş bırakırsan, orasını kıymetli büyüklük incileriyle doldurursun.

Can çocuğunu şeytan sütünden kes, sonra o canı meleklere ortak kıl.

Ey himmeti zayıf ve parmağı kısa olan! Bu yiyip içmek yeti­şir. Daha ne vakte kadar canın hayatı ekmekle olacaktır?

Taneyi yeme ve cesede bu kadar yama vurma. “Yiyiniz, İçi­niz.” emrini okuduğun gibi, “İsraf etmeyiniz.” uyarısını da oku!

Taneyi çok yiyip tuzağa düşmeyesin. İlim ve kanaat bunu gerektirir vesselam!

Bizim hayatımız, sütten kesilmeye bağlıdır. Azar azar, azim­li davranarak sen de yemekten kesil. Söz burada tamam oldu.

                     YARIN YOKTUR

Günlerini ganimet bilip kudretli, sıhhatli, kalben ve bedenen güçlü olduğu günlerde borcunu ödeyene ne mutlu!

Ey yolcu! Aklını başına al! Vakit geçti, ömür güneşi batmaya yaklaştı.

Dikkatli ol, gafletten uyan da “Tövbe ederim.” deme. Ne ya­rınlar geçip gitti!. Dikkat et ki ekin zamanı geçip gitmesin. Hz. Peygamber (s.a.v.), nurdan bahsederek şöyle buyurdu: “Onun göğüslerde bulunmasının işareti, gurur yeri olan dünyadan (kalben) uzaklaşmak ve sevinç diyarı olan ahirete yaklaşmaktır.

                    ALLAH\'IN İPİNE SIMSIKI SARIL

Allah\'ın ipine, körcesine sarıl. Allah\'ın emir ve yasakların­dan başka şeye dokunma.

Allah\'ın ipi nedir?

Nefsin isteklerini terk etmektir.

Nefsin istekleri. Ad kavmi için şiddetli bir kasırga olmuştu.

Ey Müslüman! Sen güzellik Yusuf\'usun. Bu âlem de kuyu­dur. Seni oradan selâmete çıkaracak ip de Allah\'ın emrine sabır­dır.

Ey vaktin Yusuf u! İp geldi. Onu iki elinle sıkı tut ve gafil ol­ma ki vakit geçmek üzeredir.

Sarıl o ipe ki cana ait ve görünürde gizli, manada pek açık olan yeni bir âlem göresin.

Allah\'a hamdolsun ki bu ipi sarkıttılar. Hem de fazilet ve rahmete kavuşturdular.

Bu dünya, tuzaktır. Onun av vasıtası, heva ve hevestir. O tu­zaktan kaç ve onlardan yüz çevir.

Tuzaktan kaçmak vacip iken, senin tuzağın kanadına yapış­mıştır.

Her ne kadar Kur\' an, Hz. Peygamberin (s.a.v,) dudakların­dan çıkmıştır; fakat kim ona “Hak kelâmı değildir.” derse kâfir­dir,                  i

Eğer sen Kur\' an\'ı okur da onun hükümlerini kabul etmez­sen, enbiya ve evliyayı görmüş olsan da faydasızdır.

Ruhlara binlerce lütuf ve ihsanda bulunmuş olan Cenab-ı Hakkın keremine kaçmalı ve sığınmalıdır.

Ancak o zaman bir sığınak bulmuş olursun. Fakat nasıl bir sığınak?. Artık o sayede su da ateş de senin emrine girer.

Eğer sen Cenab-ı Hakkın Kur\' an\' nına kaçarsan, peygamberle­rin ruhuyla bir araya gelmiş, onlarla ilişki kurmuş olursun.

                              GERÇEK İLİM

Topraktan yaratılan Âdem, Cenab-ı Haktan ilim öğrendi. O ilimle, semaların üzerine kadar bütün âlemleri aydınlattı.

İlim, Süleyman Peygamberin saltanat mührüdür. Bütün âlemler kalıp, ilim ise candır.

Gönül ehlinin ilmi, onları taşır. Ten ehlinin ilmi ise onlara kendini taşıtır.

İlim, kalbe yansırsa sahibine yâr olur. Yalnız kalıpta kalırsa sahibine bar (yük) olur.

Cenab-ı Hak, “Yahmilü esfara (İlim O\'ndan olmazsa, ancak yüktür).” buyurdu.

Gelip geçici bir maksat için ilim yükünü taşıma ki iç dün­yanda bir ilim ambarı göresin.

Zahirî ilimlerde derin olanlar, konuşurken kuvvetlidirler, muhataplarını sustururlar. Fakat dinleyicisi olmayan ilim, öl­müş bitmiştir.

   Ölürken işe yarayacak ve yol azığı olacak olan ilim, \"fakr\" il­midir.

Ne kadar âlim vardır ki irfandan nasibi yoktur. Onlar, bilgi­nin koruyucusudur, Allah\'ın sevgilisi değil.

Allah yolunu ve o yoldaki durakları, gönül sahibi bir arif, Cenab-ı Hakkın izniyle bilir.

Ledünnü ilme ulaşmış olan bir kimseye, yazı ve söz gerek­mez. Kur’ an\'ı ezberlemiş olan için kalp sayfası, gönül levhası Kur’ an olduğu gibi...

   İlim, sahilsiz bir deryadır; âlim de o sahilsiz deryaya dalmış bir dalgıçtır.

O ilim sahibi, binlerce yıl ömrü olsa da ilme doymaz. Zira Allah\'ın Elçisi şöyle buyurmuştur:

“Hırsı doymaz iki kimse vardır ki biri ilim isteyen, öbürü dünya isteyen. Ancak bunlar birbirinin aynı değildir. İlim İste­yen, gittikçe Allah\'ın rızasını kazanır. Dünya talibinin ise azgın­lığı artar.”

İbn Mesut der ki:

\"Efendimiz, bu sözlerinden sonra şu iki ayeti okudu:

“Ancak âlim olan kulları, Allah\'tan hakkıyla korkarlar.”

“İnsan zenginleştikçe azgınlığı artar.”.

Mevlâna, Cuma Süresindeki şu ayeti hatırlatıyor:

“Tevrat\'ı ezberleyip de hükmüyle amel etmeyenlerin misali, kitap yüklenen eşeklerdir.”

            HER ŞEY GÜZEL AHLÂK İÇİNDİR

Ben bu istek âleminde güzel ahlâktan daha iyi bir ehliyet gö­remedim.

Kimin huyu iyi ise o kimse kurtulmuştur; şişe yürekli, yani görünüşte ahlâklı olan ise kırılıp gitmiştir.

Bilmiş ol ki kötü ahlâklı güzel yüz, bir para etmez.

Eğer yüz hakir ve çirkin olur da ahlâkı iyi bulunursa onun ayağı dibinde ol, hizmetinde bulun.

Senin varlığında hangi huy ağır basıyorsa, Kıyamet Günün­de o şekil üzere dirileceksin.

İnsanda hangi huy galipse ona göre hükmedilir. Meselâ bir karışımda altın bakırdan fazla ise o altındır.

Sıfatlar ve huylar, Kıyamet Gününde cihaz gibi sahibine ge­lecektir.

Kalpte yer eden ve hatırda karar eden her hayal, mahşer gü­nünde bir suret olacaktır.

Kuyumcunun sanatı demirciye, güzel huylunun ahlâkı da kötü ahlâklı inkarcıya gitmez.

Kendi huyundan emin isen, onun lâyıkından ne korkuyor­sun?

Çok defa kendi huyun yüzünden hasta oldun; fakat çok duygusuz olduğun için hastalığını da hissetmedin.

Faziletini göstermekten, küstahlıktan ve fenden vazgeç. İş görecek olan hizmettir, güzel ahlâktır.

Güzel ahlâk izinde ve talebinde ol da güzel huylularla otur. Gül yağının gülden nasıl huy edindiğine dikkat et.

Güzel ahlâk ve salih ameli âdet edin ki Yüce Allah\'ın huzu­runda mahcup olmayasın.

               SABIR VE İMAN

Cenab-ı Peygamber buyurdu ki:

“Her kimin tabiatında sabır yoksa, Allah ona kâmil iman vermemiştir.”

Sabır, imanın baş tacı olur. Sabrı olmayanın tam imanı da yoktur.

Ey insan! Yüce Allah, sabrı, Hakka yakın olarak zikretti. Asr Suresinin sonunu dikkatle oku.

 Mevlâna, elbette ilme ve fenne karşı değildir. Burada kastedilen, ilimle övünmek ve onu bir gösteriş ve üstünlük aracı olarak kullanmaktır. İlim ancak kullukta         derinleşmek ve insanlara hizmet etmek için kullanılmalıdır.

(Asr Suresinin meali: Zamana yemin olsun ki insan mutlaka zarardadır. Ancak iman edenler, hayırlı işler yapanlar, birbirle­rine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç...)

Her kim sabredecek olursa, feleklerin [gezegenlerin] üzerin­de seyreder. Her kim de helva yerse [tatlı gibi gelen arzularının peşinde olursa], gerisin geriye gider.

İnsandaki (sınırsız ve haksız) arzuyu sür\' atle sürüp çıkara­cak olan, ancak sabırdır.

Sen de sabret.

Doğruyu en iyi bilen, Allah\'tır.

Ey bu alçak dünyaya sabredemeyen! “Ni’mel mahidun” olan Allah\'a karşı nasıl sabrediyorsun?

Ey nazu naime karşı sabredemeyen nazlı kimse! Kerim olan Allah\'a karşı nasıl sabrediyorsun?

  Üç günlük dünya devletine aldanarak ömrünü fâniler peşin­de geçiriyor da Allah\'ın Cennet\'indeki ebedi, baki nimetlerini kazanmak için çalışmıyor, cemalini görmek için çabalamıyor­sun.

Bu kadar çamur gibi olan dünya nimetlerine sabrın yoksa, Allah\'ın rahmeti ve mağfireti çeşmesine nasıl sabrediyorsun?

Seherlerde iltica etmiyor, İlâhi muhabbetle yanıp yakılmı­yorsun.

Eğer şeker gibi bir söz söylemek istersen, hırs ve tamahtan sabret de bu geçici ve fâni şevklerin helvasını satın alma.

Sabır, akıllı ve zeki olanların dilediği şeydir. Helva ise ço­cukların istediğidir. Şu hâlde, dünya tüllerine bürünüp âleme hoş görünenler, erkek olsun, kadın olsun zekâ ve olgunluktan mahrum çocuklardır.

  Zeki ve olgun o kimsedir ki ebedî olanı gelip geçici olana tercih ederek Allah ve ahiret için çalışır.\"

                  KUR\'AN\'A İTİRAZ EDEN FİLOZOF

Kur’ an okuyan biri, tam da \" Maüküm ğavran\"a gelmişti. Ya­ni, \"Suyunuzu kaynağından keser, yerin derinliklerinde gizler, kaynakları kurutur, kupkuru bir hâle getirirsem, benim gibi
ih­sanda, ululukta benzersiz olan tek Allah\'tan başka kim vardır ki suyu tekrar kaynağına getirebilsin?\" mealindeki ayeti okuyor­du.

Bir hor ve hakir felsefeci, bir aşağılık mantıkçı, medrese ya­nından geçerken bu ayeti duydu ve hiç hoşlanmadı. Dedi ki “Suyu külünkle biz çıkarırız. Bel ve kazma ile kazarak tâ yerin dibinden suyu kaynatırız.”

Bu filozof geceleyin uyumuştu. Rüyasında aslan gibi bir adam gördü. O adam, felsefeciye bir tokat vurdu. Bu tokat iki gözünü de kör etti.

Bunun üzerine tokatlayan adam, ona dedi ki:

“Ey kötü kişi! Eğer doğrucuysan ve sözün de doğruysa hadi bu iki gözün kaynağını da kazmayla nurlandırıver”

Filozof sıçrayıp uykudan kalktı. Anladı ki iki gözü de kör ol­muş, iki gözünün de nuru sönmüş.

Eğer ağlayıp inleseydi, eğer tövbe istiğfar etseydi, mahvolan nur, Allah\'ın lütf-u keremiyle yine zuhur ederdi. Fakat istiğfar etmek de elde değildir. Tövbe zevki, her sarhoşun mezesi
ol­maz.

Yapılan İşlerin çirkinliği, inkar, inkârın şomluğu, onun gönlü­ne tövbe gelmesine mâni oluyordu, tövbe yolunu bağlamıştı.

Her gönüle, secde için izin yok. Her ücretlinin ücreti rahmet değildir.

Kendine gel de \'Tövbe eder, Allah\'a sığınırım.” diye suç işle­me, günah etme.

Tövbede bir parlaklık gerek. Tövbeye de bir şimşek, bir bu­lut şart.

Gönül şimşeğiyle iki göz bulut olmadıkça, (Allah\'ın tehdit ve hışım) ateşi nasıl söner, yansır?

Vuslat zevkinin yeşilliği nasıl yetişir, kaynaklardan arı duru su nasıl coşar?

Gül bahçesi yeşilliğe nasıl sır söyler, menekşe nasıl olur da yasemenle ahitleşebilir?

Çınar dua için nasıl el açar, ağaç havada nasıl baş sallar?

Lâlenin yüzü nasıl kan gibi kızarır? Gül, kesesinden nasıl al­tınlar saçar?

Nasıl olur da bülbül gülü koklar, üveyik kuşu bir talip gibi, “Ku, ku (Nerede, nerede?)” der?

Nasıl olur da leylek, \"Lek, lek (Senin, Senin!)\" sesini canla başla çıkarır?

Ey lütfü, yardımı dilenen Allah! “Senin” de ne demek? Zaten her şey senin mülkünden ibarettir.”

                İHTİYARIN HASTALIĞI

İhtiyarın biri, hekime gider ve der ki: “Dimağım yorgun, aklım yerinde değil. Doktor, “Akıl zayıflığı, ihtiyarlıktandır.” dedi. ihtiyar, “Gözüm kararıyor.” dedi. Doktor, “Koca ihtiyar, ihtiyarlıktandır.” dedi.

Adamcağız, “Sırtım da dehşetli ağrıyor!” deyince, “A zayıf ihtiyar, ihtiyarlıktandır.” cevabını aldı.

“Ne yiyorsam hazmedemiyorum.” diyecek oldu. Ama dok­torun cevabı değişmiyordu:

“Mide zayıflığı da ihtiyarlıktandır.”

“Nefes alırken de sıkıntı çekiyorum, nefes darlığım var.” de­di. Ancak teşhis aynıydı:

“Nefes darlığı da ihtiyarlıktandır, ihtiyarlayınca insanda 200 türlü illet görülür.”

Bu cevap, ihtiyarı çileden çıkarmıştı. Dedi ki:

“Be ahmaki Lâfın hep bu mu? Sen doktorluktan hep bunu mu belledin be herif! Allah her derde bir derman verdi, bunu bilmiyor musun?\"

Doktor, ihtiyarın bu hiddetine de gayet sakin aynı cevabı verdi:

“Ey yaşı yetmiş, işi bitmiş kişi! Bu kızgınlık ve bu hiddet de ihtiyarlıktandır...”

İhtiyarlıkta vücudun bütün parçaları zayıflar, yıpranır, sabır da azalır. Ancak  Allah mesti olan ihtiyar müstesna. Çünkü o, tertemiz bir yaşayışa sahiptir.

Ne mutlu o kişiye ki gençlik çağını ganimet bilir de borcunu öder. Sıhhatli ve güçlü kuvvetli olduğu zamanlarda bu işi başa­rır.

Zira gençlik çağı, yemyeşil, terütaze bir bahçe gibi esirge­meksizin meyveler verir. Genç adamın kuvvet ve şehvet çeşme­leri akıp durur. Bedeninin zeminini onlarla yeşertir.

Ne mutlu o kimseye ki ihtiyarlık günleri gelip çatmadan, boynunu liften yapılmış iple bağlamadan... toprak çoraklaşıp akmadan, kaymadan (kulluk) işini başarmıştır. Çünkü çorak yerden güzel bitki asla yetişmez.

Yolcu, kendine gel, kendine.\'... Vakit geçti, ömür güneşi ku­yuya doğruldu.

Geriye kalmış bu iki günceğizinde olsun kuvvetin varken, kocalığını Hak yoluna sarf et.

                YARIN YAPARIM, DEME!

Nice yarınlar geçti. Ekim zamanı tamamıyla geçmesin. Uya­nık ol! Nasihatimi dinle!

           DIŞINI YIKAMAK YETERLi Mİ?

Mevlâna, “Temizlik, imandandır.” hadisini bir vaazında söy­le yorumlamıştı:

“İnsan bir kap, bir çanak gibidir. Onun dışını ne kadar yıka­mak lazımsa içini de yıkamak o kadar lüzumludur. Çünkü Al­lah\'ın şarabı, ancak temiz bir kaba doldurulur. Zira konacak madde, kabın dışına değil, içine konur.

Allah\'ın Kur\' an\' da, “Benim evimi temizleyiniz.” sözü, bunun içindir.

Gönül arınıp temizlenmemişse yüz yıkamanın, abdest alma­nın ne faydası var?

Hırs ve tamah yüzünden süpürge gibi tamamen toz içinde­sin!

Benim her günüm cuma, hutbem devamlı, camilerdeki ye­rim ise insanlıktır.\"

          BAŞ DOĞRULMADAN TAÇ DOĞRULMAZ

Cenab-ı Hak, Hz. Süleyman\'ı kral peygamber yapmıştı. Ona her türlü nimeti dolu dolu bağışladığı muazzam bir saltanat na­sip etmişti. Böyleyken, kul olmak itibarıyla bir gün kalbinden Allah\'a şükran duygusunu zedeleyecek bir endişe geçti. Bunun üzerine başındaki taç eğriliverdi.

                    
İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. YENİ AİLESİ.
                       
KAYNAK: Mevlana’ an Öyküler. Sadık Yalsızuçanlar
                            
HAZIRLAYAN: Araştırmacı Biyolog Yaşar YENİ

İksir kimya, sağlık, gıda, iletişim ve danışmanlık hiz.san.tic.lmt.şirt.

MAGİCPLAST

Biz; üç yıldır süren yoğun araştırmalar ve birikimler sonucunda 24 Mart 2006 Tarihinde kurulan İksir Kimya...
Ar-Ge ve İnovasyonda tercihiniz!!

Elektronik Isıtma ve Soğutma Sistemleri

Global İş ve Ticaret Geliştirm

-İdeal ve Güvenli Alışveriş
 
 Havale  
 Posta Çeki  
 Ödeme Bilgileri 
http://www.microeye.com.tr

http://sivilceler.biz

http://www.vuralgida.com.tr

http://www.iksirim.com

http://www.ortasdegirmen.com

http://www.vizyonsauna.com

http://www.spa-turkey.com

http://www.ackar.com.tr


Önerileriniz için tıklayın
 
Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Turizmle İlgili Bilgiler

Konulara Göre Bilgi Siteleri

T.C Hazine Müsteşarlığı

T.C Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı

T.C Merkez Bankası

Türk Standartları Enstitüsü

Hesap Uzmanları Kurulu

Gelir İdaresi Başkanlığı

T.C Resmi Gazete

Türkiyedeki Online Gazeteler

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu

Yabancı Ülkelerin Diplomatik ve Konsüler Listesi

Türkiyedeki Üniversitelerin Web Siteleri

Genel Bilgi Siteleri

T.C Türk Patent Enstitüsü

Anadolu Ajansı

Genel Sağlık Bilgileri Sitesi

Türk Tabipler Birliği

Türk Eczacılar Birliği

Türk Diyetisyenler Derneği

Türkiye Gıda Mühendisleri Odası

Türkiyedeki Kamu, Askeri, Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşları Web Siteleri

T.C Bakanlık Resmi Siteleri

Ar- Ge ve Önemi

Yeniliklere Odaklanarak Yaşayın

Kişisel Gelişim ve Başarı

Aile ve Aile İçerisindeki İletişimler

Çocuk Gelişimi ve Beslenme

Organik Gıda ve Beslenme

İksirden Sağlıklı Yaşamın Sırları

Global Ticarette İnternetin Önemi

Türkiyenin Tamamlayıcı Tıp Portalı

Oğuz Saygınla Kişisel Gelişim

H.İbrahim Tütüncüoğlu.Uzun Hayat

Gönül Dünyanıza Açılan Kapı

Sporla İlgili Güncel Haber ve Bilgiler

İş Fikirleri-Pazarlama-Satış-İnovasyon-Girişimcilik

Kişisel Gelişim Merkezi

Yeni Girişimcilerin Beyin Fırtınası

..:::Yesil Makaleler:::..

Otel Yorumları

Eskişehir

Ucuz Tatil

Tatil Dizayn

 FİRMA LOGO REKLAMLARI  
 
 

Site’nin (tasarım, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) tüm unsurları (kısaca “Ticaret Yerimiz  ’in Telif Haklarına Tabi Çalışmaları”) Ticaret Yerimiz ’e ait ve/veya Ticaret Yerimiz (İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Bilişim Mühendislik tarafından alınan lisans hakkı altında kullanılmaktadır.Tüm hakları saklıdır.

 
     
  İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Adres: Medrese mh.Hastane cd. 4/ A Selçuklu/KONYA
Tel:+90 332 3517384 - +90 332 3517386 Fax:+90 332 3517362