İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) yabancı yatırımcının payı 2 ay önceki seviyelere çıkarak yüzde 62,68'e ulaştı.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) yabancı yatırımcının payı 2 ay önceki seviyelere çıkarak yüzde 62,68'e ulaşırken, yabancılar 91 milyar 904 milyon liralık hisseyi elinde bulunduruyor.
Merkez Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden derlenen bilgiye göre, yabancı yatırımcı Borsadaki ağırlığını koruyor.
6 aylık takas işlemlerine bakıldığında, 25 Temmuz 2011'de yabancıların İMKB'de piyasa değeri açısından payı yüzde 62,44 olarak gerçekleşirken, bu oran 8 Ağustos 2011'de 62,84'e kadar yükseldi.
Daha sonra İMKB'den bir miktar yabancı çıkışı gözlenirken, yabancı yatırımcıların payı 15 Ağustos 2011'de yüzde 61,72'ye kadar geriledi.
Geçen yıl içinde yabancıların payı 14 Ekim 2011 itibariyle 63,22'ye kadar yükseldi, aynı ayın sonunda ise 61,92'ye düştü.
Yabancı yatırımcı geçen yılı yüzde 62,15 pay ile kapattı. Ocak ayı itibariyle yabancı yatırımcıların payı yeniden yükselmeye başladı. 24 Ocak itibariyle yabancıların borsadaki payı yüzde 62,68'e çıkarken, yabancılar bu tarih itibariyle 91 milyar 94 milyon liralık hissenin sahibi oldu.
Yerli yatırımcı ise aynı tarih itibariyle yüzde 37,32 pay ve 54 milyar 710 milyon liralık hisseyi elinde bulunduruyor.
''Yabancı ilgisinin artmasını bekliyoruz''
Global Menkul Değerler Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, ''Türkiye'de 2011 yılına göre 2012 yılına baktığımız zaman yabancı ilgisinin artmasını bekliyoruz.'' dedi.
Uskuay, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB) yabancı payındaki son dönemdeki hareketine ilişkin olarak, ''20 Aralık 2011'den itibaren başlayan bir yükseliş hareketi görüyoruz. Yüzde 62,22 seviyelerinde dolaşan borsadaki yabancı payı son dönemde artmış durumda.
20 Aralık 2012 aynı zamanda Avrupa Merkez Bankasının piyasaya likidite verdiği bir döneme denk gelmesi açısından önemli. O dönemden bu yana yatırımcıların risk iştahı düşmedi'' diye konuştu.
2012 yılına bakıldığı zaman Türkiye'de hala karların düşeceği, büyümenin zor geçeceğine yönelik beklentinin olduğu bir dönem olduğunu belirten Uskuay, ''Türkiye'de 2011 yılına göre 2012 yılına baktığımız zaman yabancı ilgisinin artmasını bekliyoruz.
Likidite artışı faiz oranlarının düşecek olması, Avrupa Birliği Merkez Bankası ve diğer Merkez Bankalarının parasal genişleme politikalarıyla birlikte Türkiye tarafından yurt dışından finansman bulmada iyi bir dönem olacağını söyleyebiliriz'' ifadelerini kullandı.
Merkez Bankasının Ekim 2011'deki ekstra para politikasını sıkılaştırıcı önlemleri sonrasında bankacılık sektöründen tekrar para çıktığını vurgulayan Uskuay, yabancı takasının yüzde 63,20'lere gelerek tavan yaptıktan sonra bu oranın Ekim 2011'den itibaren yüzde 62 seviyelerine indiğini bildirdi.
''Ek sıkılaştırma gelmediği takdirde bankalardan çıkan paralar tekrar bankalara girecektir''
Gökhan Uskuay şöyle konuştu:
''Bankacılık sektörüne eylül ve ekim ayında giren bir para vardı. Ama daha sonra parasal sıkılaştırma tekrar arttığı için bankalara tekrar satış gelmişti. Ek olarak bir parasal sıkılaştırma gelmediği takdirde bankalardan çıkan paralar tekrar bizim bankalara girmeye devam edecektir.
Bizim tahminimiz yurt dışındaki iyimserlik bizi olumlu bir şekilde etkilemeye devam eder. Türk Lirası değer kazanır.
Fakat ne zaman Merkez Bankası koridoru düşürücü veya zorunlu karşılıkları düşürüp de Türk Lirasının cazibesi değer kaybetmeye başladığı anda mesela yurt dışı piyasalar bizden daha iyi performans gösterirken ona paralele düşebiliriz. Ama şu anki para politikası bankacılık sektörünü destekler nitelikte.''
''Risk iştahı arttığı zaman Türkiye ön plana çıkacak en önemli ülke''
Makroekonomik olarak bakıldığında risk iştahı arttığı zaman Türkiye'nin ön plana çıkacak en önemli ülke olduğunu vurgulayan Uskuay, ''O yüzden yurt dışındaki performanslara göre İMKB daha iyi bir performans gösterecektir.
Makroekonomik bakış değiştikçe buraya yabancı sermaye akmaya devam edecektir. Baktığımız zaman, Türkiye'ye yönelik tüm yabancı tavsiyeler piyasa hissesinin altında. Şu ana kadar Türkiye'ye hiçbir yabancı 'al' tavsiyesi vermemesine rağmen bu artış gerçekleşmiştir'' ifadelerini kullandı.
Bundan sonra yabancı payındaki artışın kademeli olarak devam edeceğine dikkati çeken Uskuay, ''Dünyada genişlemesi 2-3 aylık bir şey değil. Bu başlar ve etkileri artarak devam eder.
Önümüzdeki dönemde artışın yanı sıra Türkiye'yle ilgili bakışın da değişmesini bekliyorum. Yani şu anda yaşanan bir yükseliş hareketi var.
Ben şu anki yükselişi, cari durumu yani şimdiki koşulların fiyatlandırılması olarak değil gelecekteki beklentilerin fiyatlandırılması olarak görüyorum'' diye konuştu.
AA