İdeal sağlıklı müslüman kendini koruyup bedeni ve akli varlığını kurarken kendisinin sadece beden ve akıldan oluşmadığını unutmaz. Bilakis çalışan bir kalbi, fısıldayan bir ruhu, kendini ibadet âleminde yüceliklere doğru götüren arzularının varlığını idrak eder. Allah nezdindeki nimetleri düşünür ve vereceği ceza ve azaptan yine Allah\'a sığınır.
İdeal Sağlıklı Müslüman ruhunu ibadet ile parlatır
İdeal sağlıklı müslümanın uyanık, dikkatli olabilmesi, şeytanın tuzaklarından korunmuş, vesveselerinden arınmış olarak kalabilmesi için ibadet ve gece gündüz yapacağı murakabe ile ruhunu parlatmalıdır. Bir an dahi olsun şeytan musallat olursa beşeri zaafiyetinden istifadeye çalışırsa hemen Allah\'ı anar ve tevbe ederek istiğfar ile düştüğü gafletten döner;
‘Allah\'a karşı gelmekten sakınanlar, şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca Allah\'ı anarlar ve hemen gerçeği görürler.’ (A\'raf: 201)
Bu yüzden Resulullah (sav) ashabına şöyle buyururdu:
‘İmanınızı yenileyiniz.’ Kendisine: ‘İmanımızı nasıl yenileriz?’ denildi. Buyurdu ki:
‘Lâilâhe illallah sözünü çokça söyleyin.’ (Ahmed)
Müslüman huşu içinde Kur\'an okumak, huzuru kalb ile Allah’ı anmak, dosdoğru namaz kılmak gibi çeşitli ibadet ve ruhi riyazat ile kendini bu taatlara alıştırıp ruhunu takviyeye çalışır. Hatta kendini bu taatlara öyle alıştırır ki artık bu taat ve ibadetler ondan ayrılmayan birer âdet ve seciye halini alır. Böylece nefsini yumuşatır, şuurunu inceltir ve duyu organlarını uyanık tutar. Bunları yapan müslüman genellikle uyanık, dikkatli, Allah\'ın varlığını hisseden,
insanlarla muamelesinde Allah korkusunu kendine şiar edinen, zulmetmeyen, Haktan ayrılmayan ve doğru yoldan sapmayan bir insan olur.
İdeal Sağlıklı Müslüman Salih arkadaş edinir ve dost meclislerine devam eder :
İdeal sağlıklı müslüman bu zor mertebeye ulaşmak için hakkı tavsiye eden arkadaşlardan da faydalanır. İnsanların birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye ettikleri; Allah\'ın çokça anıldığı İslâm\'dan ve onun büyüklüğünden bahsedilen iman meclislerine devam ederler. Bu meclislere iştirak edenler yerde ve gökte Kahhar olan Allah\'ın kudretini anlar ve Allah\'ın insan, hayat ve kainattaki eşsiz yaratıcılığını görür gibi olurlar. İşte böyle meclislerde ruh arınır, nefis temizlenip parlar, kalb berraklaşır ve insan varlığını iman sevinci kaplar.
Bunun için Abdullah b. Ravaha (r.a.) Rasulullah (sav)\'in ashabından biriyle karşılaşınca ona: ‘Gel bir saat rabbimize iman edelim’ derdi. Bu durum Resulullah (sav)\'a ulaşınca şöyle buyurdu: ‘Allah İbnu Ravaha\'ya merhamet etsin! Meleklerin öğündüğü meclisleri seviyor.’ (Ahmed)
Ömer (r.a.), takva sahibi olmasına, ibadetine itina göstermesine rağmen zaman zaman nefis temizliğine ihtiyaç hisseder ve dünya işlerinin arasında kalbini dinlendirmek, nefsini arıtmak ve ruhunu temizlemek için vakit ayırırdı.
Aynı şekilde Muaz b. Cebel (r.a.) da arkadaşlarına yürürken ‘Gelin oturalım ve bir müddet iman edelim’ derdi.
Müslüman ruhunu takviye, nefsini tezkiye ile daima yükseklere çıkarmak ve onu aşağılara düşmekten korumakla yükümlüdür.
‘Nefse ve onu şekillendirene, sonra da ona kendisi için kötü ve iyi olanı öğretene yemin olsun ki nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.’ (Şems; 7, 8, 9).
Buradan hareketle ideal müslüman, dostunu ve içinde yaşayacağı ortamı seçerken kendisine iman, salih davranış, takva ve basiret yönünden faydalı olanları seçmekle ve kötü arkadaş ile insanların şeytanlarından, nefsin karardığı ve kalbin paslandığı masiyet meclislerinden uzak durmak kendisi için daha güzeldir.
‘Sabah ve akşam Allah rızasını dileyerek Rablerine dua eden kimselerle beraber nefsini sabırlı tut. Dünya hayatının süsünü arzu edip de gözlerini onlardan (rablerine dua edenlerden) başkasına (dünya ehline) çevirme. Bizi anmak hususunda kalbine gaflet verdiğimiz kimseye itaat etme ki, o, keyfinin ardına düşmüş ve işi de haddini aşmak olmuştur.’ (Kehf: 28)
İdeal Sağlıklı Müslüman Peygamberimizden gelen duaları dilinden düşürmez.
İdeal sağlıklı müslüman ruhunu takviye etmek ve kalbini Allah\'a bağlamak için yaptığı her işte Resulullah (sav) \'-dan varid olan dualara devam eder. Resulullah (sav)\'-in evden çıkarken, girerken, yolcu uğurlarken, ve karşılarken, yeni elbise giyerken, yatağına yattığında ve uyandığında duaları vardı. Bir diğer ifadeyle Resulullah (sav) \'in yaptığı her işte Allah\'a yöneldiği bir duası vardı. Ve sahabeye bu dua ve zikirleri öğretip belli vakitlerde yapılmasını teşvik ederdi.
İdeal muttaki, sağlıklı müslüman Resulullah (sav) \'a ve ashabına uyarak bu duaları öğrenmeye gayret sarfeder. Her duaya gücü yettiği oranda vaktinde devam eder.
Böylece de kalbi Allah\'a bağlı olarak kalır, nefsi arınır, ruhu yücelir ve vicdanı incelir.
İşte bu ruhî riyazat ile Resulullah (sav), sahabe neslinin ruhlarını terbiye etti, nefislerini parlattı ve pırıl pırıl, üzerinde hiçbir sis, leke bulunmaksızın tertemiz ortaya çıktılar. Bunun için de Resulullah (sav) onlarla insanlık hayatında eşsiz ileri ve terbiyeli bir nesil meydana getirmek konusunda, bir kaç sene içinde mucizeler yapan nesli yetiştirmek İslâm\'ın büyük mucizesini gerçekleştirdi.
Günümüzde ideal sağlıklı müslüman ruhunu terbiye ile bu yüce ve parlak ufka yükselterek onu ‘ insanların hayırlısı insanlara faydalı olmaktır’ davası ve davanın gerektirdiği ağır yük ve büyük mesuliyetlere hazırlamaya her zamankinden daha çok muhtaçtır.
İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. YENİ AİLESİ
KAYNAK: Kur’ an ve Sünnette Müslümanın Şahsiyeti- Prof. Dr. M.Ali HAŞİMİ
HAZIRLAYAN: ARAŞTIRMACI BİYOLOG YAŞAR YENİ