Bizler sınırsız bir kudretin gözetimi altındayız. Çırpınışlarımız dualarımızla ve isteklerimizle yan yana geldiğinde bir şeylere layık olacağız.
Hz.Mevlana “ kuru duayı bırak; ağaç isteyen tohum eker” demiştir. Yaratıcımız onaylamadığı sürece ekilen tohumlar ve sergilenen çabalar sürüp gidecektir.
Ruhsal hareket yoksa, maddi hareket meyvesiz kalacaktır.
İsteklerimiz; Allah’ tan geleceğimize dair bir planlama yapmasını dilemektir.
İdeal sağlıklı müslüman yaratıcıya dayandığı ölçüde azizdir. İdeal sağlıklı insan duasını içten yapabilendir.
Eğer bir şeyleri gerçekten içtenlikle isteyebiliyorsanız duanızın kabul edilebileceğine inanabilirsiniz.
İdeal sağlıklı müslümanın kalbinin temizlenmesinin en etkili yollarından birisi gizli ve açık kusurlarının bağışlanmasını dilemesidir.
İdeal sağlıklı müslüman Allah’ ı sever ve eserlerini de sever. Bütün yaratılanlar Allah’ ın aile fertleri hükmündedir. “ Allah’ a en sevgili olan, Onun yarattıklarına en çok faydası olandır.” Hadis. Camiu’s sağır.
İdeal müslüman insanlarla iletişimi en iyi olandır ve toplumdaki misyonu çerçevesinde peygember efendimizin ( sav ) dediği gibi “ iyiliği öğreten insana denizdeki balıklara varıncaya kadar her şey selam ve iyiliklerini gönderirler. ”
İdeal sağlıklı Müslüman; kalbini ruhsal enerjiye, ışığa, feyze, nura açtığında kalbinden yüce, asil isteklerin geçtiği anı yaşar.
İdeal sağlıklı müslüman hedeflerine ulaşmak, fethetmek istiyorsa yetenekleri ve farklılıkları ile onları kuşatmalıdır.
İdeal sağlıklı müslümanın yaratılmasının asıl amacı; hayatını yaratıcıyı tanıma ve keşfetme çabasıyla geçirmesidir.
İdeal sağlıklı müslüman; hayatında insanlara tebessüm ederek ve onları meşru daire içerisinde sevindirmek için her anı değerlendiren kişidir.
İslâm, Müslümanlar dan insanlar arasında saygı gören insanlar olmalarını ister. Kıyafetlerinde, görünüşlerinde hal ve hareketlerinde örnek olacak seviyede diğer
insanlardan farklı olmalarını ister. Müslümanlar, yüklendikleri büyük görevi taşımaya layık düzeyde örnek insanlar olmalıdırlar. Seferden dönen ashabına Resulullah (sav)\'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
\"Sizler şüphesiz yolculuktan dönüp kardeşlerinize gelmektesiniz. Eğerlerinizi düzeltiniz, elbiselerinizi de güzelleştiriniz ki insanlar arasında (saygı gören) efendiler olasınız. Böyle yapınız çünkü Allah dağınıklığı ve çirkinliği hiç sevmez.» (Ebu Davud, Hakim).
Resulullah (sav) kötü görünüşü, dağınıklığı, görünümdeki ihmali elbise ve kullanılan eşyadaki
perişanlığı, islâm\'ın sevmediği ve yasakladığı şeylerden saymıştır.
İdeal müslüman kendini ihmal etmez. Bu hayatta yüklendiği yüce görevlerin yanı sıra kendisine
bakmayı unutmaz. Çünkü ona göre insanın görünümü, taşıdığı düşünce ve misyon ayrı düşünülemez. Temiz, tertipli ve güzel görünüş büyük ve şerefli cevhere daha lâyıktır. İşte Allah yolunda ideal müslüman bunlara dikkat eder.
İdeal sağlıklı, bilinçli müslüman bedeni, aklı ve ruhu arasındaki dengeyi sağlayıp her birine hakkını veren ve birine aşırı derecede önem verip diğerini ihmal etmeyen ve bu hususta Resulullah (sav)\'in yolunu takip edendir. Abdullah b. Amr b. As (r.a.) rivayet ediyor: Peygamber (sav) kendinin ibadetteki aşırılığını öğrenince ona:
— Gündüzleri hep oruç tuttuğun ve geceyi ihya ettiğin haberi geldi. (Bu doğru \"mu?)» buyurdu. O:
— Evet, ey Allah\'ın Resulü, diye cevap verdi. Resulullah (sav) :
— ‘Öyle yapma, bazan oruç tut, bazan tutma.. Bazan uyu, bazen de kalkıp ibadet et. Çünkü bedeninin senin üzerinde hakkı vardır. Gözlerinin senin üzerinde hakkı vardır. Eşinin senin üzerinde hakkı vardır’ (Buhari, Müslim.)
Müslüman aklı, bedeni ve ruhu arasındaki bu dengeyi nasıl sağlamalıdır? Şimdi bunu inceleyelim.
HAZIRLAYAN: ARAŞTIRMACI BİYOLOG YAŞAR YENİ