Firma Haberleri Doğ-Ya (Doğal Yaşam Ürünleri) İnternet Marketi.   -  Şirketlerde Kalıcı Başarının Anahtarı: “Kurumsal Sosyal Sorumluluk”  -   İksir Limited Şirketi ve Doğal Yaşam Marketi Sponsorluğunda Konferans   -  Firma Kulübü Üyeliği Avantajları   -  Ticaret Yerimiz Sitesi Hangi Bölümleri Kapsıyor ?
                       ||   Çözüm Ortaklarımız   ||      
150 yıl öncesine dayanan Mado Dondurma
















Sabri Ülker in Basarı Sırrı
 
Başarının 7 Kanunu

Bill Gates’ in Liderlik Sırları

Liderlerde Olması Gereken 10 Özellik

Başarılı Liderlik İçin Önce Normallikten Vazgeçmeli.

Ekip Liderinin El Notları

Tarihin En İsabetli 10 Yönetim Kararı

Yaratıcı Kişilik Ve İş Yapımında Yaratıcılık

10 Adımda İş Planı

Japon Firmalarının Yönetim ve Başarı Sırları

Sermayeden Daha Önemli Ne Olabilir?

Entelektüel Sermayeyi Etkili Yönetebilmek

Ünlü İş Adamları Kendilerini Nasıl Geliştiriyor?

Kişinin Değeri Anlamı Kadardır

Uyum Kabiliyeti ve Duygusal Zeka

Zaman Yönetimi

Vakit Kazandıran Uygulamalar

Zamanınızı Stressiz Yönetin

Yapılacak Çok İş Var, Her Şeye Yetişemiyorum

Zaman Ve Biyolojik Ritim İlişkisi

Kişisel zamanınızı nasıl kontrol edersiniz?

Bize Neler Zaman Kaybettirir!

Zamanınızı Başarılı Değerlendirmek İçin 20 Basamak

Zengin Olmanın 5 Altın Kuralı

Finansal Zekanız Ne Durumda...

75 Yöntemle Paranız Cebinizde Kalsın!

Ya Paran Ya Hayatın…

Zihin Gücüyle Zengin Olmak

Zenginler Ve Fakirler Arasındaki Fark

Çalışanın Motivasyonu

Motivasyon Ve Başarı İçin 20 Taktik

İşletmelerde Takım Çalışması Yoluyla Motivasyon

Motivasyon Mucizesi

Motivasyon Teorileri

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik( 1-25)

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik(26-50)

Motivasyon Masalları…

Başarı Ve İç Motivasyon

Dikkat Ve Çalışmanın Ödülü

Yörelerimize Göre Türkiyenin İcat Haritası

Kaz Tüyünden Para Kazanan Adam

Bilgi'li Genç İnternette Tırpan Satıyor

İdeal Sağlıklı Müslüman Nasıl Olmalıdır?

İdeal Sağlıklı Müslümanın Bedeni ile İlişkisi

İdeal Sağlıklı Müslüman Aklını Kullanır

İdeal Sağlıklı Müslümanın Ruhsal Hayatı

İdeal Sağlıklı Müslüman Doğrudur, Haset Etmez, Nasihat Eder

İdeal Sağlıklı Müslüman Güzel Ahlaklıdır, Merhametlidir

İdeal Sağlıklı Müslüman Affedici ve Bağışlayıcıdır, Hoş görülüdür

İdeal Sağlıklı Müslüman Yumuşak Başlıdır, Utangaçtır

İdeal Müslüman Yalan Söylemez, Sır Saklar, Alçak Gönüllüdür

Başarılı Olan İnsanların Ortak Özellikleri

İdeal Müslüman Naziktir, Hikmet Sahibidir, Doğrudur

İdeal Sağlıklı Müslüman İyiliği Emreder, Kötülüğe Ket Vurur

İdeal Müslüman Hastayı Ziyaret Eder, Cenazede Bulunur

Mevlana’ dan Öyküler 1.

Mevlana’ dan Öyküler 2..

Mevlana’ dan Öyküler 3..

İdeal Müslüman İnsanları Sevindirir, İyi Geçinir, Adaletlidir

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 1.

İdeal Sağlıklı Müslüman Cömerttir

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 2.

İdeal Müslüman İyilikleri Başa Kakmaz, Zor Durumda Olana Yardım Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 1..

İdeal Müslüman Sever, Sevilir, Yeme İçmesine Dikkat Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 2..

İdeal Müslüman Herkese Selam Verir, İzinsiz Evlere Girmez

Mevlana Denizinden Damlalar 3..

İdeal Sağlıklı Müslüman Başkasının Evinde Çevreyi Rahatsız Etmez

Mevlana Denizinden Damlalar 4..

İdeal Müslüman İnsanlara Faydalı Olmaya Çalışır

Mevlana Denizinden Damlalar 5..

Mevlana Denizinden Damlalar 6..

Geliştiren Hikayeler Karınca Kito

Geliştiren Hikayeler-Renklerin Ustası

Geliştiren Hikayeler-Bir Kelebeğin Dersi

Geliştiren Hikayeler-Bir Öğrencimin Öğrettikleri

Geliştiren Hikayeler- Yuva, Felsefe Ağacı

Yoksul Çiftçi, Her Şey İçin Teşekkürler

Sakın Emeğini Bilmeyenlere Sunma

Beş Önemli Hayat Dersi

İyilik ve Vefa –Ümitli Kurbağa

Kartalın Yeniden Doğuşu-Hayat Aceleye Gelmez

Değerli Olduğunuzu Unutmayın

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 1-

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 2

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 3

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 4

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 5

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 6

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 7

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 8

Televizyon Şiddeti Körüklüyor

Boşanma Ergenleri Nasıl Etkiliyor?

Ergenlerin Beslenme Alışkanlıkları ve Ölçüsüz Diyet

Ergenlik Stresi Öğrenmeyi Engelliyor

Ergenlik Döneminde intiharlar nasıl çoğalıyor?

Depresyondan Korunma ve Anne-Babaların Görevi

Gençlik Bunalımı Nasıl Oluşuyor ?

Günlük Yaşamda Streslerle Başa Çıkma

Ağız ve Dişte Olabilecek Rahatsızlıklar

Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Saç Temizliği ve Bakımı

Cinsel Sağlık, Üreme Sağlığı

Cinsiyet ve Cinsellik

Beşiktaş Spor Kulübünün Tarihçesi

Galatasaray Spor Kulübü Tarihi

Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi

Trabzon Spor Tarihi

Konyaspor Kulübü Tarihi

Bursaspor Tarihi

Denizlispor Tarihi

Kayserispor Tarihi

Gençlerbirliği Spor Tarihi

Patronunuzu doğru seçin

Mesleğimizi (yaşamımızı) Seçerken…

Performans değerlendirme hayati önem taşıyor

Yüksek farkındalık için, duygularınızı yönetmeyi öğrenmek

Kendimizi Tanımak ve Hayattaki Seçimlerimiz

Aile şirketleri için yönetim rehberi

İmajını Düzelt, Kariyerini İlerlet !

Eskilerden Hayat Dersi...

Hayallerinizi Özgür Bırakın !

İş Görüşmesinde Görgü Kuralları

Sen SUS Bedenin Konuşsun!

'Zor yönetici' ile nasıl çalışılır?

Zor İnsanla İletişim

Yüzle Yüz Yüze

Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Özür Dileme Becerisi

Özür Dileme Becerisi

İğnenin Ucundaki Dev

Aktif Ziyaretçi 8
Dün Tekil 819
Bugün Tekil 335
Toplam Tekil 308083
IP 38.107.191.107
B.Tarihi: 06.02.2009
 
 
 
İdeal Sağlıklı Müslüman Cömerttir

Dininin öğretileriyle aydınlanmış ve bunları sa­dakatle nefsinde tatbike çalışan ideal, sağlıklı, bilinçli  Müslüman cömerttir, eli açıktır, diğer müslümanlara çeşitli mü­nasebet ve vesilelerle hayır saçar. Zira dağıttıklarının zayi olmadığını Alim ve Habir olan Allah\'ın nezdinde mahfuz olduğunu bilir:

(“Sarf ettiğiniz iyi bir şeyi Allah mutlaka bilir.”). (Bakara, 273).

Müslüman aynı zamanda, bu dünyada sarf ettiklerinin yarın kendisine kat kat geri verileceğine inanır:

“Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren bir tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah\'ın lütfü geniştir.”(Bakara: 261).

“Sarf ettiğiniz iyi bir şeyin yerine o daha iyisini koyar.” (Se-be: 39) .
“Sarf ettiğiniz iyi şeyler kendinizedir. Zaten ancak Allah\'ın rızasını kazanmak için sarf edersiniz. Sarf ettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir.” (Bakara: 272).

Sadık Müslüman, Allah\'ın sarf ettiklerinin karşı­lığını dünyada ve ahiretde vereceğine yakınen iman ederek sarf eder. Cimrileşir, iyiliğe sarf etmekten geri durursa Allah\'ın malını telef edeceğini, noksanlaştıracağını bilir. İşte hadisi şerifin çizdiği tablo:

“İnsanların sabahladıkları bir gün yoktur ki iki melek inip birisi: Allah\'ım malını iyiliğe sarf edenin sarf ettiğinin yerine daha iyisini ver, diğeri de: Allah\' ım hayra sarf etmeyip tutana telef ver, diye dua et­mesinler.” (Müttefakun aleyh).

Hadis-i Kutsi ise şöyle:

“İnfak et ey Ademoğlu! Ki sana da infak edil­sin.” (Müttefakun aleyh).

Müslüman Allah yolunda sarf ettiği malın, malı­na noksanlık getirmeyeceğini çok iyi bilir ve bu
hu­susta şüphe de etmez. Çünkü sadaka malı artırır ek­siltmez:

“Sadaka hiçbir malı eksiltmemiştir...”  (Müslim).

    Allah rızası için dağıttığının sevabı ise tavsif edi­lemeyecek kadar katlanarak kendisine geri verilecek­tir. Bunun için Resulûllah (sav) Allah yolunda har­canan malın gerçekten kalıcı olduğunu haber veri­yordu. Ayşe (ra) Nebi (sav)\'in bir koyun kestiğini son­ra da:
“Ondan ne kaldı?” diye buyurduğunu, kendi­nin de: Bir omuzdan başka bir şey kalmadı, dediğinde şöyle cevap verdiğini rivayet ediyor:
“Omuzun dan  başka hepsi kaldı.” (Tirmizi).

Resulûllah (sav) cömertliğin Müslüman nefisle­rine yerleşmesi için çaba sarf ediyor
ve özen gösteri­yordu. Cömertliğin müslümanların rekabet edecekleri bir meziyet haline gelmesini sağlamaya çok gayret sarf ederdi:

“Yalnız iki kişiye gıpta edilir: Biri Allah\'ın, mal verip hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kişi, diğeri de, Allah\'ın kendisine ilim verip de onunla amel eden ve bunları başkalarına öğreten kimsedir.» (Müt­tefakun aleyh).

Malın Allah yolunda harcanmasıyla ilim öğrenip öğretmeyi bir tutmuştur. Bu iki hasletin dışında
gıp­tanın caiz olmadığını bildirmiştir. Çünkü hak yolda mal sarf etmenin müslümanların sosyal hayatlarına büyük faydası vardır. Mal ise hayatın hassas şeylerindendir. Allah yolunda harcanması çok büyük bir ameldir. Bu, alimin dehasından ve insanlara faydalı olmasından geri kalmaz.

      İdeal, sağlıklı, bilinçli Müslüman sarf ettiği malın getireceği ha­yır sevap ve ecri bilir. Bunun için bu yolda-varisle­rine haksızlık etmeden, onları mahrum bırakmadan- sarf eder ve ecir kazanır. Bunun ölçüsü de tabii ki, orta yollu olmaktır. Öyle ki, malını varislerine bırakmak Allah yolunda harcamaktan daha sevimli olmama­lıdır. Tam tersine Allah yolunda harcadığı mal, ken­disine miras bıraktığından daha sevimli gelmelidir. Çünkü defterinde kalacak odur. Resulûllah (sav) bunu işaret ederek buyuruyor ki:

“Hanginize varisinin malı kendi malından daha sevimlidir?” Sahabe:

- “Bizden malı kendine daha sevimli olmayan yoktur,” dediler. Resulûllah (sav) :

-  “Kendi malını Allah yolunda sarf ettiğidir. Va­risinin malı ise sarf etmeyip geriye bıraktığıdır.”
 (Bu­hari).

Cömertlik İslâmi ahlâkların en üstünü ve Müslümanın en güzel meziyetidir. Bu yüzden Resulûllah (sav)\'e gelip:

-  İslâm\'ın hangisi (hangi amel) hayırlıdır? diye soran adama:

     “Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın (her­kese) selâm vermendir” buyurmuştur.   (Müttefakun aleyh).

Cömertlik böyle olmakla birlikte Müslümanı tef­rite götürüp bütün malının elinden çıkmasına da se­bep olmamalı, varislerine hiçbir şey bırakmayacak ka­dar aşırıya kaçmamalıdır. Çünkü İslâm\'da her şey den­gelidir. Birbirinin sınırına taşmaz. Hayır yolda sarf etmek farz veya vacip olduğu gibi evlâdını düşün­mek, neslini devam ettirmek, onları mahrum bırakmamak da farzdır.

Sa\'d b. Ebi Vakkas hasta iken kendisini ziyarete gelen Resulûllah (sav)\'e:

-  Ya Resulûllah! Benim çok malım var. Bir kı­zımdan başka da varisim yok. Malımın üçte ikisini hayra sarf edeyim mi? diye sordu. Resulûllah:

“Hayır,” buyurdu. Sa\'d:

-  Yarısını? dedi. O; “Hayır,” buyurdu. Sa\'d;

-  Üçte bir? dedi. Resulûllah:

“Üçte bir, üçte bir  çok,” buyurdu ve şöyle devanı etti:

       “Çocuğunu zengin olarak bırakman insanlara avuç açacak şekilde fakir olarak bırakmandan daha hayırlıdır. Sen sarf edeceğin her şeyden ecir alırsın.

Hatta kadınının ağzına koyacağın lokmadan dahi.” (Buhari).

Resulûllah (sav) cömertliğin canlı misaliydi. Onun vermekten elini tuttuğu görülmemiş ve kendin­den bir şey isteyeni geri çevirmemiştir.

Bu yüzden Resulûllah (sav) elinin ulaştığı yere kadar infak eder ve insanlara dağıtır, kendine bir şey ayırmazdı. Bütün düşüncesi hayrı hak edenlere ver­mek ve kalpleri taşlaşmış sert kalbleri yumuşatmak­tır. Nefislerde cömertliği yerleştirmek için de bizzat kendisi misal teşkil ediyor.

Cübeyr b. Mut\'ım (ra) rivayet ediyor ki kendisi Resulûllah (sav) ile beraber Hüneyn\'den dönerken bedeviler ona asılıp ondan bir şeyler istemeye başladı­lar. Hatta onu bir ağaca sığınmaya zorladılar, üzerinden ridasını aldılar. Bunun üzerine Nebi (sav) dura­rak şöyle buyurdu:

     “Ridamı bana verin. Şu ağaçlar sayısınca sığırım olsaydı size dağıtırdım da sonra beni ne cimri, ne yalancı ne de korkak bulurdunuz.” (Buhari).

Resulûllah (sav)\'in şüphe ve tamalardan uzak cö­mertliği, yüksek bir cömertliktir. Resulûllah (sav) in­sanlığa örnek teşkil etmesi için gerçek hayatta ger­çekleştirmiştir bunu insanlığı yükseltmeğe ve yük­seklik merhalelerini kat etmeye müsaid olduğunu ve çok yüksek mertebelere ulaşacağını göstermektedir. Yeter ki insan imanın büyük hakikatini nefsinde par­latabilsin. Çünkü insan Allah\'a yaklaştıkça cömert­liği de artar. Allah\'ın sahih kullarına hazırladığı ni­metleri düşündükçe cömertliği artar. Allah ile olan bağı kuvvetlendikçe cömertliğin vereceği meyvelere olan duygusu derinleşir.
Peygamber (sav)\'i ramazan­da Cebrail böyle bulurdu. Resulûllah (sav) cömertliği Ramazan ayında daha da artardı. Çünkü Cebrail (as) Ramazanın her gecesinde ona gelir, mübarek  
nefsine hayır doldurur, faziletine fazilet katar, hoşgörüsüne hoşgörü ve cömertliğine cömertlik eklerdi.

     İbn-i Abbas diyor ki: (Resulûllah (sav) insanla­rın en cömerti idi. En cömert olduğu zaman da rama­zanda Cibril\'in kendisiyle karşılaştığı zamandır. Cib­ril ramazanda her gece ona gelir
Resulûllah (sav) Kur\'anı ona okurdu. Böyle zamanlarda Resulûllah (sav), rüzgârdan daha hızlı bir şekilde herkese cö­mertlikte bulunurdu) (Buhari, Müslim).
(Rüzgârdan daha hızlı olması sürat ve genellik açısındandır. Rüz­gâr nasıl her tarafa eserse Resulûllah (sav) de her­kese dağıtır ve ihsanda bulunurdu.)

İslâm\'ın ilk neslinde bu yüksek mertebeye çıkmış pek çok Müslüman görüyoruz. Meselâ Ebû Bekir (ra) malının tamamını, Ömer (ra) yarısını Allah yolunda bağışlamıştır.

Osman (ra) bir orduyu donatmıştır, Ebû Dahdah en kıymetli malı olan bahçesini Allah yolunda tasadduk etmiştir. Ebû Dahdah\'ın eşi bunu duyunca: Alışverişin kâr getirdi, diyerek sevincini iz­har etmiştir. Bunlar gibi ahireti dünyaya tercih ede­rek mallarını ve zevklerini Allah yoluna terk etmiş Müslüman çoktur. Çünkü onlar Allah\'a karşı samimi idiler. Allah\'ı unutmazlar, daima anarlardı.
Bu. yüz­den de bu mânâları gerçekleştirirler ve gerçek hayata tercüme ederlerdi.
Bugünkü zenginler gibi ağızların­da tekrar edip söylemekle yetinmiyorlardı.

Bugün öyle zenginler vardır ki, sadakası ve na­file olarak vereceği bir tarafa sadece zekâtını verse toplumdan fakirliği siler süpürür. Milyonlar ve mil­yarlara sahip bu zenginler, bırak sadakanın üzerle­rine farz olduğunu, İslâm\'ın bir rüknü olduğunu bil­dikleri halde
zekâtı dahi vermiyorlar. Bayramlarda ve bazı münasebetlerde birkaç kuruş dağıttıklarını gö­rürsün. Veya bazı muayyen bölgelerde bazı fakirlere yiyecek dağıttıklarını görürsün. Bazı saf kimseler, bu insanların evleri önünde bir ekmek parçası almak için toplanmış fakirleri görünce onları cömert zanneder­ler. Bu saf insanlar bilmezler ki o zenginlerin bu fa­kirlere dağıttığı üzerlerine farz olanın çok küçük bir kısmını bile karşılamıyor. Fakirlere üç beş kuruş da­ğıtarak insanların gözünü boyadıklarını Allah\'a itaat ediyormuş gibi gözükmelerini, Alemlerin Rabbi fakir­lerin ve zenginlerin Rabbınin gördüğünü ve onun ce­zasından kurtulamayacaklarını biliyorlar mı? Şu âye­tin kendilerine hitap ettiğini biliyorlar mı?

“Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele. Bunlar
ce­hennemin ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak. Bu kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirdiğinizi tadın, denecektir.” (Tev-be, 34. 35).

Özlenilen İdeal toplumda zenginin fakire zulmü diye bir şey olamaz. Fakirin de zengine kin beslememesi bu toplumda düşünülemez. Çünkü böyle bir toplum­da zengin fakirin malındaki hakkını bilir ve onun hak­kını vermekte cimrilik etmez, ona yardımını esirge­mez. Ve fakir de zengine kin gözüyle,   düşmanlıkla bakmaz. Zira ondan hakkını almıştır. Zengin haram yerden mal kazanmaz.    Kazandığı her şey İslâm\'ın ona helâl ve mubah kıldığı şekilde çalışmasının ve gayretinin eseridir. Fakire de çalışması ve istiyorsa zengin olması için imkân tanınır. Kapı herkese açık­tır. Çalışkan, azimli ve gayretli herkes oraya girebilir. Böylece de kin, düşmanlık ve intikam için bir sebep kalmaz. Kin tutanlara, düşmanlık besleyenlere ve in­tikam peşinde koşanlara yer yoktur.

Resulûllah (sav) daima sahabeyi cömertliğe teş­vik eder ve onlardaki mal biriktirme arzusunu

kö­reltmeyi öğretirdi ki, servet insanlar arasında dağıl­sın ve hayatlarında rahatlık hakim olsun ve gizle­nen, biriktirilen mal kıyamet günü kendilerine azap olarak geri dönmesin. Bu hususta en güzel örneği Pey­gamberimizde buluruz.

Bir gün Resulûllah (sav) Bakı\' kabristanına doğ­ru yola çıktı. Ebû Zer (ra) da peşinden yetişerek
be­raberce yürüdüler. O esnada Ebû Zer\'e:

-“Şüphesiz  dünyada mal biriktirenler  kıyamette malı az olacak kimselerdir. Ancak bir hak için böyle, böyle diyenler hariç,\" buyurdular. Sonra onlara Uhud Dağı göründü. Nebi (sav):

“Ya Ebû Zer!”  diye seslendi. Ebû  Zer:

- Emret ya Resulûllah,  buyur emrine geldim, .canım sana feda olsun, dedi. Buyurdu ki:

“Muhammed ailesinin Uhud Dağı gibi altını olsa akşama yanlarında bir dinar kalsın istemem (veya miskal!).” (Buhari, Müslim).

Müslüman ne kadar fakir olursa olsun, verdiği ne kadar az olursa olsun cömerttir. İslâm\'ın ondan is­tediği kendinden daha fakir olanlara karşı merha­met duymasıdır.
Ve başkalarının çektiği yoksulluğu hissedebilmesidir. Bu yüzden nasslar fakirleri güçle­rince az da olsa sadakaya teşvik etmektedir.
Ki fakirler de kardeşlerinin derdine ortak olma hissini yaşasınlar. Allahü Teâlâ bu az infakta bulunanlara sadakalarının yüce dağlar gibi semere vereceğini vadetmiştir. Bir şartla, o da helâl maldan tasadduk et­meleridir:

“Kim helâl malından bir hurma değerinde tasaddukta bulunsa, -Allah temiz maldan başkasını- ka­bul etmez- Allah onun sadakasını bereketiyte kabul eder. Sonra da siz mehrinizi nasıl artırıyorsanız o sadakanın sahibine ecri bir dağ gibi oluncaya kadar artırılır.”.   

 (Müttefakun aleyh).

Toplumda vicdanlardaki hayır, merhamet ve şefkat kaynakları kurumasın diye Resulûllah (sav) az da olsa sadaka vermeye davet etmiş ve menfi tutum, cimrilik ve duygusuzluktan sakındırmıştır.Buyurmuştur ki:  

“Bir hurma tanesiyle de olsa ateşten korununuz.”. (Müttefakun aleyh).

Allah Müslüman\'dan, toplumunda yapıcı, fayda ve hayır unsuru olmasını istemiştir. Fakir olsun zen­gin olsun hayrını kimseden esirgemeyen biri olması­nı istemiştir. Bu yüzden de hadis-i şerifler her Müs­lüman\'ı gücü ve imkânı nisbetinde hayır işlemeye teş­vik etmiş ve yaptığı her hayırlı işi sadaka kabul et­miştir: Nebi (sav):

“Her Müslüman\'ın sadaka vermesi gerekir,” bu­yurdu. Sahabe:

- Ey Allah\'ın Peygamberi! Ya bulamayan? diye sordular.

   “Eliyle çalışır, kazanır ve tasadduk eder,” bu­yurdu.

-  Onu da bulamazsa? diye sordular. Neb\'i (sav):
”İhtiyaç sahibine yardım eder,» buyurdu. Sahabi

-  Ona da yetirecek güç bulamazsa? dediler. Ne­bi (sav)

“İyilik yapsın, kötülükten kaçınsın. Bu onun için bir sadakadır,” buyurdular. (Buhari).

İslâm hayır dairesini, herkesin girebilmesi için geniş tutmuştur. Elinde bir şeyi olmayan fakir sos­yal yardımlaşmadan mahrum olduğunu hissetmemek için elinde hiç malı olmasa da bu kapı açılacağından. hayırlı amellerde bulunur ve sadaka vermiş gibi ecir alır.

    Zengin verdiği sadakadan nasıl sevap kazanırsa o da hayır işlerden aynı sevabı kazanır:
“Her iyilik sadakadır.”  (Buhari). Böylece toplumdaki fertlerin tamamı toplum hiz­metinde olur ve bu yardımlaşmayla bütün fertler ra­hat ve sevince kavuşur. Çünkü bu ortaklık insanın şerefini korumakta ve sevap kazanmasını gerçekleş­tirmektedir.

 İslâm gerçeğe yöneliktir ve Müslümanlara acır. Zira onlara güç yetiremeyecekleri şeyler yüklememiştir. Onlardan mallarının fazlasından başka bir şey infak etmelerini de istememiştir. Fakirleri kınamamış, onların ihtiyaçlarını kendilerinin gidermelerini ter­cih etmiştir. Zira veren el alan elden üstündür. İh­tiyaç fazlası olan şeyler ise cömertliğe açılan bir ka­pıdır. Gerçek   Müslüman hayır çeşitlerinden hiçbirin­de cimrilik yapmaz. Çünkü dininden cömertliğin ha­yır, cimriliğin de ser olduğunu öğrenmiştir:

“Ey Ademoğlu! İhtiyaçtan fazlasını infak etmen­de senin için hayır vardır. Onu tutman ise senin için şerdir (hayrına değildir.). İhtiyaç miktarı tutmandan dolayı kınanmazsın. Bakmakla yükümlü oldukların­dan başla. Üstteki (veren) el, alttaki (alan) elden üstündür.” (Müslim).

      İdeal, sağlıklı, bilinçli Müslüman ihtiyaç fazlasını sadaka olarak vermekten geri durmaz. İhtiyaç fazlası şey in­sanların fakirliğe düşmemesi için ihtiyaten koyduğu veya zengin olmak için edindiği şeylerden verdiği sa­dakanın sadaka çeşitleri arasında en hayırlısı oldu­ğuna inanır ve vermekten çekinmez.

Cömert Müslüman, ihsanını, vereceği hediyeyi hak edenlere, gerçekten yardıma muhtaç olanlara ve­rir. İnsanlardan utandıkları için istemeye haya eden, insanların zengin zannettikleri
fakirleri araştırır.

Onların kapısını çalarak incitmeden onlara ihtiyaçları olan şeyleri verir. Çünkü bu utanan fakirler diğerlerinden daha lâyık kimselerdir.
Resulûllah (sav) de hadisinde onları kastetmektedir:

“Fakir bir iki hurma ve bir iki lokmanın razı edeceği (dilenciler) değildir. Fakir (istemekten) utanan haya edenlerdir.» (Müttefakun aleyh).

    Hoşgörü sahibi cömert Müslüman, ihsanından yetime de bir şey ayırır ve gücü yeterse onun işlerini yürütür. Ona nafakasını verir. Bu yetimin akrabalarından olup olmaması fark etmez. Yapacağı   iyiliğin karşılığında Allah\'ın yetime bakanlara hazırladığı yük­sek makam vardır. Cennette Resulü Ekrem\'in komşu­luğuna nail olacaktır. Sehl b. Sa\'d (ra) dedi ki: Resu­lûllah (sav):
Orta parmağı ile işaret parmağını gös­terip ikisinin arasını açarak “Ben, yetimin işlerini yü­rüten ve ona bakanla cennette böyleyiz,” buyurdular,  (Buhari).

     İyiliksever Müslüman, aynı zamanda dininin em­rine uyarak dullara da yardım elini uzatır ve Allah\' ın dullara iyilik yapanlara vereceği sevabı kazanmak 
için çalışır. Çünkü dullara yardım edenin ecri gene namaz kılan, gündüz oruç tutanın veya Allah yolun­da cihad edenin sevabını aşmaktadır.

     \"Dul ve fakirin (ihtiyaçlarını gidermek için) ça­lışan, Allah yolunda (savaşan) mücahid gibidir.” (Zan­nediyorum şöyle buyurmuş da olabilir):
      “Durmadan namaz kılan ve bozmadan oruç tutan gibidir.” Mütefakun aleyh).

İşte cömert Müslüman\'ın takip edeceği ve Allah\'ın rızasını kazanacağı iyilik yolları, insanı Allah\'a yak­laştıran salih ameller bunlardır. Şan ve şöhret için zenginlere 
verilen yemekler değil. Zira Resulullah bu yemekleri zemmetmiştir, çünkü Allah rızası gözetilmemektedir.

“Zenginlerin davet edilip de fakirlerin terk edildiği yemek ne köt yemektir.”
(Buhari ve Müslim).

Dul ve fakirlere yardıma çalışmak, yetimin elin­den tutmak; Allah\'ın verdiği büyük sevabın yanı sıra, verenin nefsini temizler, insanlığını geliştirir, kalbim inceltir, şefkat hissinin lezzetini duyar ve hayır işle­diği için mesut olur. Bunun için de Resulûllah (sav) katı kalpleri yumuşaması, şefkat ve merhamet duy­gularının hissedilebilmesi için insanı iyilik yapmaya alıştırarak terbiye ederdi. Ebû Hüreyre (ra) \'dan riva­yet ediliyor ki, bir adam Resulûllah (sav)\'e gelerek kalbinin katılığından şikâyet etti. Resulûllah (sav) ona:

“Yetimin başını oksa ve fakir doyur,” buyurdu­lar.
                    
İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. YENİ AİLESİ.
KAYNAK: Kur’ an ve Sünnette Müslümanın Şahsiyeti- Prof. Dr. M.Ali HAŞİMİ
                    
HAZIRLAYAN: ARAŞTIRMACI BİYOLOG YAŞAR YENİ
İksir kimya, sağlık, gıda, iletişim ve danışmanlık hiz.san.tic.lmt.şirt.

Biz; üç yıldır süren yoğun araştırmalar ve birikimler sonucunda 24 Mart 2006 Tarihinde kurulan İksir Kimya...
Mehter ve Sema Gösteri Grubu

Ar-Ge ve İnovasyonda tercihiniz!!

Elektronik Isıtma ve Soğutma Sistemleri

Global İş ve Ticaret Geliştirm

-İdeal ve Güvenli Alışveriş
 
 Kredi Kartı  
 Havale  
 Posta Çeki  
 Ödeme Bilgileri 
http://www.microeye.com.tr

http://sivilceler.biz

http://www.vuralgida.com.tr

http://www.iksirim.com

http://www.ortasdegirmen.com

http://www.vizyonsauna.com

http://www.spa-turkey.com

http://www.ackar.com.tr


Önerileriniz için tıklayın
 
Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Turizmle İlgili Bilgiler

Konulara Göre Bilgi Siteleri

T.C Hazine Müsteşarlığı

T.C Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı

T.C Merkez Bankası

Türk Standartları Enstitüsü

Hesap Uzmanları Kurulu

Gelir İdaresi Başkanlığı

T.C Resmi Gazete

Türkiyedeki Online Gazeteler

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu

Yabancı Ülkelerin Diplomatik ve Konsüler Listesi

Türkiyedeki Üniversitelerin Web Siteleri

Genel Bilgi Siteleri

T.C Türk Patent Enstitüsü

Anadolu Ajansı

Genel Sağlık Bilgileri Sitesi

Türk Tabipler Birliği

Türk Eczacılar Birliği

Türk Diyetisyenler Derneği

Türkiye Gıda Mühendisleri Odası

Türkiyedeki Kamu, Askeri, Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşları Web Siteleri

T.C Bakanlık Resmi Siteleri

Ar- Ge ve Önemi

Yeniliklere Odaklanarak Yaşayın

Kişisel Gelişim ve Başarı

Aile ve Aile İçerisindeki İletişimler

Çocuk Gelişimi ve Beslenme

Organik Gıda ve Beslenme

İksirden Sağlıklı Yaşamın Sırları

Hasta Okulu Sizi Bilgilendiriyor..

Global Ticarette İnternetin Önemi

Türkiyenin Tamamlayıcı Tıp Portalı

Oğuz Saygınla Kişisel Gelişim

H.İbrahim Tütüncüoğlu.Uzun Hayat

Gönül Dünyanıza Açılan Kapı

Sporla İlgili Güncel Haber ve Bilgiler

İş Fikirleri-Pazarlama-Satış-İnovasyon-Girişimcilik

Kişisel Gelişim Merkezi

Yeni Girişimcilerin Beyin Fırtınası

..:::Yesil Makaleler:::..

Otel Yorumları

Eskişehir

Ucuz Tatil

Tatil Dizayn

Türkçe Dizin

Ferry Boat Turkey

Türk Siteler

Link Sistem

 FİRMA LOGO REKLAMLARI  
 
 

Site’nin (tasarım, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) tüm unsurları (kısaca “Ticaret Yerimiz  ’in Telif Haklarına Tabi Çalışmaları”) Ticaret Yerimiz ’e ait ve/veya Ticaret Yerimiz (İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Bilişim Mühendislik tarafından alınan lisans hakkı altında kullanılmaktadır.Tüm hakları saklıdır.

 
   
  İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Adres: Medrese mh.Hastane cd. 4/ A Selçuklu/KONYA
Tel:+90 332 3517384 - +90 332 3517386 Fax:+90 332 3517362
 
  tekrarbekleriz.com Gezilecek yerler