Firma Haberleri Doğ-Ya (Doğal Yaşam Ürünleri) İnternet Marketi.   -  Şirketlerde Kalıcı Başarının Anahtarı: “Kurumsal Sosyal Sorumluluk”  -   İksir Limited Şirketi ve Doğal Yaşam Marketi Sponsorluğunda Konferans   -  Firma Kulübü Üyeliği Avantajları   -  Ticaret Yerimiz Sitesi Hangi Bölümleri Kapsıyor ?
                       ||   Çözüm Ortaklarımız   ||      
150 yıl öncesine dayanan Mado Dondurma
















Sabri Ülker in Basarı Sırrı
 
Başarının 7 Kanunu

Bill Gates’ in Liderlik Sırları

Liderlerde Olması Gereken 10 Özellik

Başarılı Liderlik İçin Önce Normallikten Vazgeçmeli.

Ekip Liderinin El Notları

Tarihin En İsabetli 10 Yönetim Kararı

Yaratıcı Kişilik Ve İş Yapımında Yaratıcılık

10 Adımda İş Planı

Japon Firmalarının Yönetim ve Başarı Sırları

Sermayeden Daha Önemli Ne Olabilir?

Entelektüel Sermayeyi Etkili Yönetebilmek

Ünlü İş Adamları Kendilerini Nasıl Geliştiriyor?

Kişinin Değeri Anlamı Kadardır

Uyum Kabiliyeti ve Duygusal Zeka

Zaman Yönetimi

Vakit Kazandıran Uygulamalar

Zamanınızı Stressiz Yönetin

Yapılacak Çok İş Var, Her Şeye Yetişemiyorum

Zaman Ve Biyolojik Ritim İlişkisi

Kişisel zamanınızı nasıl kontrol edersiniz?

Bize Neler Zaman Kaybettirir!

Zamanınızı Başarılı Değerlendirmek İçin 20 Basamak

Zengin Olmanın 5 Altın Kuralı

Finansal Zekanız Ne Durumda...

75 Yöntemle Paranız Cebinizde Kalsın!

Ya Paran Ya Hayatın…

Zihin Gücüyle Zengin Olmak

Zenginler Ve Fakirler Arasındaki Fark

Çalışanın Motivasyonu

Motivasyon Ve Başarı İçin 20 Taktik

İşletmelerde Takım Çalışması Yoluyla Motivasyon

Motivasyon Mucizesi

Motivasyon Teorileri

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik( 1-25)

Motivasyon Ve Başarı İçin 50 Taktik(26-50)

Motivasyon Masalları…

Başarı Ve İç Motivasyon

Dikkat Ve Çalışmanın Ödülü

Yörelerimize Göre Türkiyenin İcat Haritası

Kaz Tüyünden Para Kazanan Adam

Bilgi'li Genç İnternette Tırpan Satıyor

İdeal Sağlıklı Müslüman Nasıl Olmalıdır?

İdeal Sağlıklı Müslümanın Bedeni ile İlişkisi

İdeal Sağlıklı Müslüman Aklını Kullanır

İdeal Sağlıklı Müslümanın Ruhsal Hayatı

İdeal Sağlıklı Müslüman Doğrudur, Haset Etmez, Nasihat Eder

İdeal Sağlıklı Müslüman Güzel Ahlaklıdır, Merhametlidir

İdeal Sağlıklı Müslüman Affedici ve Bağışlayıcıdır, Hoş görülüdür

İdeal Sağlıklı Müslüman Yumuşak Başlıdır, Utangaçtır

İdeal Müslüman Yalan Söylemez, Sır Saklar, Alçak Gönüllüdür

Başarılı Olan İnsanların Ortak Özellikleri

İdeal Müslüman Naziktir, Hikmet Sahibidir, Doğrudur

İdeal Sağlıklı Müslüman İyiliği Emreder, Kötülüğe Ket Vurur

İdeal Müslüman Hastayı Ziyaret Eder, Cenazede Bulunur

Mevlana’ dan Öyküler 1.

Mevlana’ dan Öyküler 2..

Mevlana’ dan Öyküler 3..

İdeal Müslüman İnsanları Sevindirir, İyi Geçinir, Adaletlidir

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 1.

İdeal Sağlıklı Müslüman Cömerttir

Mevlana Bahçesinden Seçmeler 2.

İdeal Müslüman İyilikleri Başa Kakmaz, Zor Durumda Olana Yardım Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 1..

İdeal Müslüman Sever, Sevilir, Yeme İçmesine Dikkat Eder

Mevlana Denizinden Damlalar 2..

İdeal Müslüman Herkese Selam Verir, İzinsiz Evlere Girmez

Mevlana Denizinden Damlalar 3..

İdeal Sağlıklı Müslüman Başkasının Evinde Çevreyi Rahatsız Etmez

Mevlana Denizinden Damlalar 4..

İdeal Müslüman İnsanlara Faydalı Olmaya Çalışır

Mevlana Denizinden Damlalar 5..

Mevlana Denizinden Damlalar 6..

Geliştiren Hikayeler Karınca Kito

Geliştiren Hikayeler-Renklerin Ustası

Geliştiren Hikayeler-Bir Kelebeğin Dersi

Geliştiren Hikayeler-Bir Öğrencimin Öğrettikleri

Geliştiren Hikayeler- Yuva, Felsefe Ağacı

Yoksul Çiftçi, Her Şey İçin Teşekkürler

Sakın Emeğini Bilmeyenlere Sunma

Beş Önemli Hayat Dersi

İyilik ve Vefa –Ümitli Kurbağa

Kartalın Yeniden Doğuşu-Hayat Aceleye Gelmez

Değerli Olduğunuzu Unutmayın

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 1-

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 2

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 3

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 4

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 5

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 6

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 7

İhtişamlı Tarihimizden Öyküler 8

Televizyon Şiddeti Körüklüyor

Boşanma Ergenleri Nasıl Etkiliyor?

Ergenlerin Beslenme Alışkanlıkları ve Ölçüsüz Diyet

Ergenlik Stresi Öğrenmeyi Engelliyor

Ergenlik Döneminde intiharlar nasıl çoğalıyor?

Depresyondan Korunma ve Anne-Babaların Görevi

Gençlik Bunalımı Nasıl Oluşuyor ?

Günlük Yaşamda Streslerle Başa Çıkma

Ağız ve Dişte Olabilecek Rahatsızlıklar

Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Saç Temizliği ve Bakımı

Cinsel Sağlık, Üreme Sağlığı

Cinsiyet ve Cinsellik

Beşiktaş Spor Kulübünün Tarihçesi

Galatasaray Spor Kulübü Tarihi

Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi

Trabzon Spor Tarihi

Konyaspor Kulübü Tarihi

Bursaspor Tarihi

Denizlispor Tarihi

Kayserispor Tarihi

Gençlerbirliği Spor Tarihi

Patronunuzu doğru seçin

Mesleğimizi (yaşamımızı) Seçerken…

Performans değerlendirme hayati önem taşıyor

Yüksek farkındalık için, duygularınızı yönetmeyi öğrenmek

Kendimizi Tanımak ve Hayattaki Seçimlerimiz

Aile şirketleri için yönetim rehberi

İmajını Düzelt, Kariyerini İlerlet !

Eskilerden Hayat Dersi...

Hayallerinizi Özgür Bırakın !

İş Görüşmesinde Görgü Kuralları

Sen SUS Bedenin Konuşsun!

'Zor yönetici' ile nasıl çalışılır?

Zor İnsanla İletişim

Yüzle Yüz Yüze

Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Özür Dileme Becerisi

Özür Dileme Becerisi

İğnenin Ucundaki Dev

Aktif Ziyaretçi 9
Dün Tekil 819
Bugün Tekil 335
Toplam Tekil 308083
IP 38.107.191.105
B.Tarihi: 06.02.2009
 
 
 
İdeal Müslüman Yalan Söylemez, Sır Saklar, Alçak Gönüllüdür

    İdeal sağlıklı müslümanın sıfatlarından biri de yalan söz söylememesidir. Çünkü yalan haramdır: “Yalan sözden çekinin.” (Hac: 30).

Yalanın haram olmasının yanı sıra yalan yere şa­hitlik, kişiliği zedeleyen, güveni gideren ve şerefe le­ke süren bir davranıştır. Yalan söz müslümanın sı­fatlarından değildir. Bunun için Allah, seçkin kulla­rından bu sıfatı büyük günahlarla birlikte kaldırmış­tır: “Onlar yalan yere şehâdet etmezler. Faydasız bir şeye rastladıklarında yüz çevirip vakarla geçerler.” (Furkan: 72).

Resulûllah,  (sav)  iki büyük günah olan Allah\'a

şirk koşmak ve ana babaya asi olmanın peşinden bu­nu zikrederek öfke içindeki müslümanları uyararak şöyle buyurur:

“Büyük günahların en büyüğünü size haber ve­reyim mi?”

- Evet ya Resulûllah, dedik. Buyurdu ki:Allah\'a şirk koşmak, ana babaya asi olmak.” (Nebi (sav) yaslanıyordu, doğrulup oturarak):

“Dikkat edin! Ve yalan söz ” O kadar çok tekrar etti ki biz: “Keşke söylemeseydi” dedik.
 (Müttefakun aleyh)

Kötü zan (suizan) dan çekinir:

İdeal sağlıklı müslümanın sıfatlarından biri de insan­lara suizanda bulunmamasıdır. Çünkü şu âyetle amel eder:”Ey inananlar! zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır.” (Hucurat: 12).

Zan ve insanlar hakkında gerçekten uzak şeyleri arkalarından söylemek hususunda Peygamber
şid­detle sakındırmıştır.
“Zandan sakının. Çünkü zan sözlerin en yalan olanıdır.” (Müttefakun aleyh).
 Nebi (sav) zannı, sözlerin en yalanı olarak kabul etmiştir. Sadık müslümanın dilinden yalan kokusu olan sözler çıkmaz.

Peygamber yolu zandan sakındırıp, bunu sözlerin en yalanı olarak kabul ederken müslümanlara insan­lar hakkında zahirde görecekleri ile hükmetmelerini, zan, şüphe, dedikodu ve evham ile başkalarına iftira­dan uzak durmayı öğretmektedir. İnsanların gizli şey­lerini ortaya çıkarmak ideal müslümana yakışmaz. İnsan­ların özel işlerine burun sokmak ve namusları hak­kında ileri geri konuşmak müslüman ahlâkından de­ğildir. Ancak müslümanın işlerinden zahirde gördüğüyle hükmeder. Ne gördüyse onu söyler. Şüphe ve zan ile hükmetmez.   
İşte sahabe ve tabiinin takip et­tiği yol buydu.   

Çünkü onlar İslâm\'ın temiz havasını ve terbiyesini teneffüs etmiş seçkin insanlardır.

      Bu sebeple idrakli ve mütteki ideal müslüman konuştuğu her kelimede ve verdiği her hükümde şu ayeti aklından çıkarmaz.

 Bilmediğin şeyin ardına düşme. Doğrusu kulak, göz ve kalb, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.” (İsra 36)

    Müslüman başkalarının aleyhinde konuşmaz. Zi­ra kalben inanır ki konuştuğu her kelime bir melek taralından kaydedilmektedir:

“Sağında ve solunda onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söyle­diği her sözü zapt eder.» (Kâf: 17-18).

Bu nassların bilincine ermiş bir müslüman ağ­zından çıkan her kelimenin mesuliyetinden korkar. Ve bu yüzden konuştuğu her kelimede onu, dikkatli, sözlerini tartan bir vaziyette görürsün. Çünkü o, ko­nuştuğu kelimenin onu Rabbının rıza makamına çı­karacağı gibi cehennemin en alt tabakalarına indi­receğini de bilir. Bu hususta Resulûllah (sav) şöyle buyurur.

(Kişi Allah\'ın rızasına (uygun) bir kelime konuşur (da bu kelimenin) ulaştırdığı (yüksek mertebe­ye) ulaşacağını zannetmez. (Halbuki) Allah kendine kavuşacağı güne kadar

ona rızasını yazar. Bir \"kişi de Allah\'ın gazabını (celbeden) bir kelime konuşur (da bu kelimenin onu düşüreceği derekeye) ulaştıracağı­nı zannetmez. (Halbuki) Allah bu kelimeye karşılık ona kıyamet gününe kadar gazabını yazar.” (Mâlik).
     Mutteki ve kalbi temiz Müslüman insanların man­tıksız sözlerine kulak vermez ve bugün toplumumuz­da kol gezen dedikodu, şayia ve zanlardan kulağına gelenlere aldırış etmez. Buna ilâveten insanlardan duyduğu şeylerin doğruluğunu öğrenmeden naklet­mez. Bilâkis başkalarının naklettikleri şeyin yalan veya doğru olduğunu öğrenmeden aktarmayı Resulûllah (sav)\'in haram olan yalandan saydığını bilir. “Kişiye duyduğu her şeyi nakletmesi günah olarak ye­ter.” (Müslim).

     Sır saklar:

      İdeal sağlıklı Müslüman sır saklamayı bilir ve birinin kendine emanet ettiği sırrı, ifşa etmez. Sır saklamak kişinin mertliğini, şahsiyetinin kuvvetini ve ahlâkı­nın metanetini gösterir. Müslümanların seçkin erkek ve kadınların ve nefisleri bu dine boyun eğenlerin ahlâki yapısı böyleydi. Sır saklamak ahlâklarının en bariz yönlerinden biriydi.

Sır saklamak selefin sadece erkeklerine mahsus değildi. İslâm nurunu almış, kalb ve kafaları bu nur ile aydınlanmış kadın ve çocuklar dahi bu güzel ah­lâkın gözle görülür örnekleridir.

    Sırrı ifşa etmek, insanların mübtela olduğu âdetlerin en kötüsüdür. Hayatta bilinen her şey söylenmez.Bazı şeyler vardır mürüvveti zedeler, kıskançlık uyan­dırır, şeref ve şana halel getirir. Ve bazı şeylerin giz­li kalması gerekir. Özellikle de bu şeyler evlilik ha­yatıyla ilgiliyse. Bu tür şeyleri aklından zoru olma­yan kimselerin dışındakiler başkalarına duyurmazlar ve ifşa etmezler. Bu tür sırları ancak şahsiyetin­de kay paklık ve basitlik görünen kimseler ifşa eder­ler. Sonra bu tür sırları ifşa edenler kötü insanlar zümresinden, hatta Allah nezdinde şerliler zümresin­den sayılırlar. Resulûllah (sav) şöyle buyuruyor

“Kıyamet günü Allah katında insanların en şer­lisi kendisine sır veren eşinin sırlarını yayan adam­dır.” (Müslim)

   Aralarında üçüncü bir şahıs varken gizli konuşmaz:

Mütteki ve dininin ahkâmının kavramış İdeal müslü­man ince ruhlu, düşünceli ve insanların duygularına saygılı davranan, onlara fenalık yapmaktan çekinen kimsedir. Dolayısıyla konuşmasında nezaketi terketmez. Bu nezaketin başında da üçüncü kişinin yanın da biriyle gizli konuşmamak gelir.

Bu İslâm\'ın müslümanlar dan uygulamalarını istediği edep kuralların­dan biridir.

İbn-i Mes\'ud (ra)\'dan rivayet edilen bir hadiste Resulûllah (sav) buyuruyor ki:

“Üç kişi olduğunuzda insanlara karışıncaya ka­dar iki kişi diğerini terk ederek gizli konuşmasın. Çün­kü bu onu üzer.” (Müttefakun aleyh).

    İslâm\'ın duygularını incelttiği, akıllılık, nezaket ve ileri görüşlülük ile donattığı Müslüman, üç kişiyi aşmayan bir topluluk içinde ise üçüncü şahsın duy­gularına hürmet için fısıldaşmaktan ve gizli konuş­maktan uzaktır. Üçüncü şahsın sıkılmaması ve yal­nızlık hissine kapılmaması için bunlardan kaçınır. Ancak iki kişinin konuşmasını gerektiren bir durum varsa üçüncü şahıstan izin istenmesi ve ondan özür dilenmesi gerekir.

     İslâm\'ı her yönüyle hayatlarına nakşedebilmiş Sahabe-i Kiram insanlarla muamelelerinde böylesine hassas noktalara riâyet ederler ve gafil davranmaz­lardı. Bize onların ileri derecedeki sosyal yaşantıları­nı nakleden haberler oldukça çoktur.

Resulûllah (sav) şöyle buyu­ruyor: “Allah kıyamet günü eteğini kibirle sürütenlere nazar etmez.” (Müttefakun aleyh).

     “Üç kişi vardır ki Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz ve onlara nazar etmez. Onlar için acıklı bir azab vardır. Onlar şu kim­selerdir: Zina eden ihtiyar, yalancı melik (kral) ve kibirli fakir.” (Müslim).

      Kibir, ilahlık sıfatlarındandır. Zayıf ve aciz ya­ratıkların sıfatlarından değildir o. Kibirlenip böbürlenenler ilahlık makamına tecavüz edip yüce yaratı­cının sıfatlarından birisinde O\'na meydan okumak­tadır. Bu yüzden de onlar Resulûllah (sav)\'in haber verdiği azaba  
müstahak oldular:

Allahü Teâlâ şöyle buyurur:
   “Azamet ve büyük­lük benim iki sıfatımdır. Kim (bu iki sıfattan birini takınarak) bana ortaklığa kalkışırsa şüphesiz ona azab ederim.” (Müslim).

Bu yüzden birçok hadis, müminleri bir an dahi olsa kibirlenmekten sakındırmıştır. Ve bu hastalıktan onları korumak için çeşitli metodlar takip etmiş­tir. Şu hadis bu naslardan biridir:
“Kibirlenen veya böbürlenerek yürüyen kimse Allah\'a kendine gazaplanmış olarak kavuşur.”

    Alçak gönüllüdür:

Mütevazi insan, kuruntu ve kibirden temizlenerek Allah için tevazu gösterdikçe derecesi yükselir. “Allah için tevazu gösteren bir kim­se yoktur ki, Allah onun mertebesini yükseltmesin.” (Müslim).

  “Allahü Teâlâ bana: Kimse kimseye böbür­lenmeyecek ve kimse kimseye taşkınlık etmiyecek şe­kilde mütevazi olunur, diye vahyetti.” (Müslim).

Resulûllah (sav)\'in yaşantısı her yönüyle örnek olduğu gibi tevazuda da eşsiz bir örnek idi. Şefkat, yumuşak huyluluk ve hoşgörüde bir numune-i imti­sal. Hatta oynayan çocukların yanından geçerken da­hi peygamberlik gibi yüksek bir derece onu çocukla­ra selâm vermekten alıkoymazdı. Onlara selâm verir, yumuşak davranır ve gönüllerini hoş ederdi. Enes (ra) çocukların yanından geçerken onlara selâm verdi ve, “Resulûllah (sav) böyle yapardı,” dedi. (Müttefakun aleyh).

Resulûllah (sav) sahabe nefislerine devamlı hoş­görü, yumuşak huyluluk üzerine bina edilen
tevazu’yu aşılardı.

  Kimseyle alay etmez:

Tevazu sahibi İdeal sağlıklı müslüman bir kişi insanları hakir görmek ve onlarla alay etmekten uzaktır. Çünkü Kur­an tevazu sevgisi vermiş ve kibirden kaçınmayı aşıla­mıştır. Aynı zamanda da insanlarla alay etmeyi ya­saklamıştır:

“Ey inananlar! Bir topluluk, bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidir. Birbirinizi ayıplama­yın, birbirinizi kötü lâkaplarla çağırmayın, inandık­tan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir isimdir. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.” (Hucurat: 11).

Resulûllah (sav) de müslümanın, kardeşini ha­kir görmesinin tamamen şer olduğunu bildirir:
 “Ki­şiye şer olarak Müslüman kardeşini hakir görmesi yeter.” (Müslim).

   Büyüklere saygı gösterir:

İslâm insanları hakir görmeyi değil, onlara hür­met etmeyi emretmiştir. Özellikle de takdir ve saygı­ya lâyık iseler. İslâm büyüğe, âlime, fazilet sahip­lerine saygıyı İslâm toplumunda Müslüman\'a
şahsi­yetini kazandıran temel ahlâki kurallardan saymış­tır. Bu özelliğini kaybeden toplum kendisini ayakta tutan en önemli değerlerinden birini yitirmiş, asliyetinden sıyrılmış demektir. Peygamberimiz şöyle bu­yuruyor:

“Büyüğümüze saygı göstermeyen, küçüğümüze merhamet etmeyen ve alimimizin hakkını bilmeyen benim ümmetimden değildir.” (Ahmet, Taberanî).

Bir toplumda büyüğe saygı gösterilmesi o toplum fertlerinin insani ahlâk kaidelerini anladıklarının bir işaretidir.   

    Nefislerinin yüceliği ve terbiyelerinin bir alâmetidir. Bunun için Resulûllah (sav) bu mânâyı müslümanların nefislerine yerleştirmeye çalışmıştır. Bunu yaparken de Müslüman-İslâm toplumunun te­melini yükseltmiş ve ahlâk direklerini de yerine oturt­muştur.

Büyüklerin yanında küçüğün konuşmasını hoşgörmediği şu hadise konumuza bir delildir. Peygam­ber (sav) kendisine gelen bir heyette en küçükle­ri olan Abdurrahman b. Sehl\'in konuştuğunu görün­ce “Büyük konuşsun, büyük konuşsun” buyurmuş­tur. Abdurrahman bunun üzerine susmuş ve ondan büyüğü söz almıştır. (Müttefakun aleyh).

Büyüklere saygıda Resulûllah (sav) daha da ile­rilere giderek onlara gösterilecek saygının Allah\'a gös­terilecek saygı olduğunu ifade buyurmuştur.

“İhtiyar müslümana, Kur\'an tilavetini terketmeyip, onunla amel eden hafıza ve adaletli devlet reisi­ne ikram, Allah\'a saygı göstermekten sayılır.” (Ebû Davud).

       İnsanları lâyık oldukları yere koymak, onların kıymetlerini bilmek, alimlere ve ilmiyle amil olan müslümannlara, ileri görüşü akıllı kimselere, fazilet erbabına öncelik tanımak, onlara değer vermek, gerekir. Çünkü alimlerin İslâm toplumunda çok yüksek bir makamı vardır. Allahü Teâlâ bu yüksek mertebeye on­ları koyarken şöyle buyuruyor:

    “Bilenlerle bilmeyen­ler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” (Zümer: 9).

Kur\'an hafızlarının da İslâm toplumunda üstün dereceleri vardır. Hadis-i şerifler onlara meclislerde saygı gösterilmesi ve öncelik tanınması için imamlı­ğı onlara vermiştir:

“İnsanlara Allah\'ın kitabını en iyi okuyanlar imamlık yapar. Kıraatte eşit iseler sünneti en iyi bi­lenleri, sünnette de eşit iseler önce hicret edenleri, hicrette de eşitseler en yaşlıları imamlık eder. Birisi di­ğerine ona ait yerde izinsiz imamlık yapmasın. Ona saygı için oturduğu yere oturmasın.” (Müslim).

    “İhtiyar müslümana, Kur\'an tilavetini terketmeyip onunla amel eden hafıza ve adaletli devlet reisine ikram Allah\'a saygı göstermekten sayılır.” (Ebû Davud).

İdal sağlıklı müslüman bu hakikatleri anlayıp sosyal hayatında genel olarak bütün insanlara, özel olarak ta ilim sahipleri, şeref sahipleri ve takva sahibi kişilere kar­şı bu gerçeklere dikkat göstermelidir.

   İyi insanlarla yaşarlar:

Takva sahibi müslümanın diğer bir ahlâki davranışı da salih insanlarla ilişki kurup onlara yaklaş­ması ve onlardan dua istemesidir. Bulunduğu sosyal durum ve gururu ne kadar büyük olursa olsun, bunu yapmalıdır.

“Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek Ona yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi zikretmesini kendine unutturduğumuz  ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma.” (Kehf: 28).

Salihlerle bir arada bulunmak, onların takva ve amellerine yaklaşmak, hakka yönelmek, onların zümresine girmek demektir. Şairin dediği gibi:

İyi insanlarla yaşarsan onlardan olursun. Onlardan başkasına dost görünmezsin.

Allah\'ın Peygamberi Musa (as) ilim öğrenmek için salih bir kulun arkasından koşmuş ve tevazu için­de ona: “Sana öğretileni bana hayra götüren bir bil­gi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?” (Kehf: 66) demiştir. Salih kul ona: “Doğrusu sen be­nim yaptıklarıma dayanamazsın.” (Kehf: 57).
diye ce­vap verdiğinde son derece edepli ve sevgi ile “İnşal­lah sabrettiğimi göreceksin. Sana hiçbir işte baş kal­dırmayacağım,” dedi. (Kehf: 69).

     İdeal sağlıklı müslüman sadece insanların hayırlıları ile dost olur. Çünkü insanların tıpkı madenler gibi olduğunu, içlerinde iyisinin de kötüsünün de bulun­duğunu bilir. İyi, iyi kimseden başkasıyla anlaşamaz:

    “İnsanlar altın ve gümüş madenleri gibidirler. Cahiliye döneminde hayırlı olanları İslâm\'ı anlarlarsa islâmda da hayırlı olurlar. Ruhlar sıralanmış asker­ler gibidir. Tanışanlar dost olur, (birbirlerini) görmemezlikten gelenler anlaşmazlığa düşerler.” (Müslim).

       Müslüman dostlarının iki sınıf olduğunu bilir: Salih dost ve kötü dost. Salih dost misk taşıyan gi­bidir. Onunla oturmakta insan rahatlık ve sevinç du­yar. Kötü dost körük üfleyen kimse gibidir. Onunla oturan kişi üzerinde ise ateşin alevleri, duman ve kö­tü koku vardır. Resulûllah (sav) bunu gayet güzel ifade etmiştir:

     “Salih arkadaş ile kötü arkadaşın misali misk taşıyan ile körük üfleyenin misali gibidir. Misk taşı­yan ya sana hediye eder veya sen ondan satın alır­sın. Veyahut da onda güzel bir koku bulursun. Körük üfleyen ise ya elbiseni yakar veya onda pis bir koku bulursun (üzerinde).” (Müttefakun aleyh).

    Bu sebepten Allah\'ı hatırlatan, kalbleri incelten ve gözlerden ibret ve Allah korkusu yaşı dökenleri ziyaret etmeyi ashab birbirlerine tavsiye ederlerdi.
       Bu Allah aşkı sohbetlerinin yapıldığı meclislere melekler dolar ve Allah rahmetiyle o meclisleri gölgeler. İnsanın imanı kuvvet bulur, ruhu temizlenir, kalbi açılır, ailesi ve toplum için hayırlı biri olur. İslâm insanları fert fert ve ce­maatler halinde yönlendirirken bunu hedef alır.

               
İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. YENİ AİLESİ.

KAYNAK: Kur’ an ve Sünnette Müslümanın Şahsiyeti- Prof. Dr. M.Ali HAŞİMİ

                    
HAZIRLAYAN: ARAŞTIRMACI BİYOLOG YAŞAR YENİ

İksir kimya, sağlık, gıda, iletişim ve danışmanlık hiz.san.tic.lmt.şirt.

Biz; üç yıldır süren yoğun araştırmalar ve birikimler sonucunda 24 Mart 2006 Tarihinde kurulan İksir Kimya...
Mehter ve Sema Gösteri Grubu

Ar-Ge ve İnovasyonda tercihiniz!!

Elektronik Isıtma ve Soğutma Sistemleri

Global İş ve Ticaret Geliştirm

-İdeal ve Güvenli Alışveriş
 
 Kredi Kartı  
 Havale  
 Posta Çeki  
 Ödeme Bilgileri 
http://www.microeye.com.tr

http://sivilceler.biz

http://www.vuralgida.com.tr

http://www.iksirim.com

http://www.ortasdegirmen.com

http://www.vizyonsauna.com

http://www.spa-turkey.com

http://www.ackar.com.tr


Önerileriniz için tıklayın
 
Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Turizmle İlgili Bilgiler

Konulara Göre Bilgi Siteleri

T.C Hazine Müsteşarlığı

T.C Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı

T.C Merkez Bankası

Türk Standartları Enstitüsü

Hesap Uzmanları Kurulu

Gelir İdaresi Başkanlığı

T.C Resmi Gazete

Türkiyedeki Online Gazeteler

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu

Yabancı Ülkelerin Diplomatik ve Konsüler Listesi

Türkiyedeki Üniversitelerin Web Siteleri

Genel Bilgi Siteleri

T.C Türk Patent Enstitüsü

Anadolu Ajansı

Genel Sağlık Bilgileri Sitesi

Türk Tabipler Birliği

Türk Eczacılar Birliği

Türk Diyetisyenler Derneği

Türkiye Gıda Mühendisleri Odası

Türkiyedeki Kamu, Askeri, Siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşları Web Siteleri

T.C Bakanlık Resmi Siteleri

Ar- Ge ve Önemi

Yeniliklere Odaklanarak Yaşayın

Kişisel Gelişim ve Başarı

Aile ve Aile İçerisindeki İletişimler

Çocuk Gelişimi ve Beslenme

Organik Gıda ve Beslenme

İksirden Sağlıklı Yaşamın Sırları

Hasta Okulu Sizi Bilgilendiriyor..

Global Ticarette İnternetin Önemi

Türkiyenin Tamamlayıcı Tıp Portalı

Oğuz Saygınla Kişisel Gelişim

H.İbrahim Tütüncüoğlu.Uzun Hayat

Gönül Dünyanıza Açılan Kapı

Sporla İlgili Güncel Haber ve Bilgiler

İş Fikirleri-Pazarlama-Satış-İnovasyon-Girişimcilik

Kişisel Gelişim Merkezi

Yeni Girişimcilerin Beyin Fırtınası

..:::Yesil Makaleler:::..

Otel Yorumları

Eskişehir

Ucuz Tatil

Tatil Dizayn

Türkçe Dizin

Ferry Boat Turkey

Türk Siteler

Link Sistem

 FİRMA LOGO REKLAMLARI  
 
 

Site’nin (tasarım, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) tüm unsurları (kısaca “Ticaret Yerimiz  ’in Telif Haklarına Tabi Çalışmaları”) Ticaret Yerimiz ’e ait ve/veya Ticaret Yerimiz (İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Bilişim Mühendislik tarafından alınan lisans hakkı altında kullanılmaktadır.Tüm hakları saklıdır.

 
   
  İksir Kimya, Sağlık, Gıda, İletişim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Adres: Medrese mh.Hastane cd. 4/ A Selçuklu/KONYA
Tel:+90 332 3517384 - +90 332 3517386 Fax:+90 332 3517362
 
  tekrarbekleriz.com Gezilecek yerler